Kök

نزل

Kur'an'da 293 yerde, 256 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Bir yağmur bulutunu düşün: su yukarıdan iner, toprağa ulaşır. Kur'an bu kökle böyle yukarıdan aşağı ulaştırmayı anlatır; su için, melek ve söz için, hatta içe huzur ya da ceza için. Ayrıca duraklar ve konuk ağırlığı fikri de bu kökün içindedir.

Tanıdık kelimelerle kıyas

  • bu kökileموه()

    Bu kök yukarıdan aşağı getirmeyi anlatır. Su kökü ise suyun kendisini ve temizleyip diriltmesini anlatır. Kısacası indirme kökü akışı, su kökü içeriği gösterir.

    • 14:32Burada suyun gökten indirilişi anlatılır. Odak indirme işidir.
    • 8:11Yağmurla temizlik ve güç verme öndedir. Su etkisi vurgulanır.
  • bu kökileنبت()

    Bu kök ulaştırmayı anlatır. Bitme kökü ise su geldikten sonra toprağın filiz vermesini anlatır. Kısacası indirme başlatır, bitme sonuçtur.

    • 31:10Önce gökten su indirilir. Ardından bitkilerden söz edilir.
    • 6:99Su sonrası bitkilerin çıkması detaylı anlatılır. Filizlenme öndedir.
  • bu kökileعرب()

    Bu kök ulaştırmayı anlatır. Arap kökü metnin dilini bildirir. Kısacası indirme kaynaktan geliş, Arap kökü ise dil bilgisidir.

    • 39:23Kitabın indirilişi anlatılır. Vurgu gönderilmededir.
    • 12:2Kitabın Arapça oluşu açıkça söylenir. Dil vurgudur.

Müfessir diliyle

Üst mertebeden aşağıya sevk edip menzile yerleştirme; kimi zaman kademeli, kimi zaman konukluk/ikram olarak sunma.

Somut düzlemde, gökten suyun aşağıya sevki ve yere ulaştırılması bu çekirdeği gösterir (14:32; 27:60; 56:69). Aynı çekirdek, vahyin Rabb’ten elçiye ulaştırılmasında, bazen tedricen gerçekleşen iletişimde görünür (2:23; 3:3; 17:106; 25:1; 16:102). Kök, ayrıca menzil ve konak fikrini taşır: ayın menzilleri (10:5; 36:39), ‘nuzul’ olarak konuğa hazırlanan karşılık (3:198; 37:62) ve ‘munzilin’ olarak ağırlayan (12:59). Soyut etkiler de bu yolla üzerlerine gelir: sekînet (9:40; 48:4), yahut azap (2:59; 29:34).

Somuttan soyuta

Önce gözle görülen akış: suyun yukarıdan aşağıya sevki (14:32; 27:60). Ardından melek/ruh inişi (6:8; 19:64), sonra vahiy, sekînet ve azap gibi soyut etkilerin ulaştırılması (17:106; 48:4; 2:59).

Kardeş köklerden farkı

  • موهile farkı

    mwh unsuru “su”yun kendisini ve onun diriltici/arıtıcı işlevini anlatır; nzl ise bu suyun üstten aşağıya sevk edilmesi eylemini vurgular.

  • نبتile farkı

    nbt, su ulaştıktan sonra toprağın bitki bitirmesi ve filizin belirmesini ifade eder; nzl ise o suyun ve diğer şeylerin kaynaklardan hedefe ulaştırılmasını anlatır.

  • عربile farkı

    ‘Arab’ kökü metnin dili/ifade vasfını belirtir (Arapça oluşu); nzl bu metnin ilahî kaynaktan muhataba ulaştırılmasının fiilidir.

Anlam alanları · 4

  1. Fizikî akışın yukarıdan aşağı sevki

    Su, üst katmandan yere ulaştırılır ve onunla yeryüzünde hayat ve ürünler ortaya çıkar.

  2. Vahyin iletimi ve tedric

    Kitap/âyet, ilahî kaynaktan elçiye ulaştırılır; II. bâb, parça parça, süreli iletimi gösterir.

  3. İcra ve etkilerin üzerlerine gelmesi

    Huzur, yardım veya ceza gibi soyut/büyük etkiler de bu şekilde muhatapların üzerine gelir.

  4. Menzil, konak ve konukluk

    Menzil/durak fikri ve konuğa hazırlanan ‘nuzul’ bu kökün ağırlama/yerleştirme boyutunu gösterir.

Biçimlerin kullanımı

أَنزَلَ
Üst makamdan hedefe sevk edip yerine ulaştırmak (somut ve soyut nesneler/etkiler).
نَزَّلَ
Kademeli, tekrarlı, bölümler halinde ulaştırmak; süreye yayılmış sevk.
تَنزِيل
Kademeli/planlı ulaştırma eyleminin adı ve tarzı.
تَنَزَّلَتْ
Çoklu varlıkların ardışık/sürekli inişi; emre bağlı geliş.
نُزُل
Konuk için hazırlanmış ağırlık/ilk ikram; karşılayıcı pay.
مَنَازِل
Konak yerleri, duraklar; aşamalı seyirdeki istasyonlar.

Güven: Güçlü · incelenen 67 ayetin 25'i açıklandı (%37) · toplam 257 ayetten dengeli örnek

Kök çok sayıda bağlamda, farklı bâblarda ve somut-soyut örneklerle açık biçimde tanımlanıyor.

Açık soru: II ve IV bâbların nüans farkı bazı yerlerde iç içe geçer (ör. 3:3; 4:136); her bağlamda mutlak ayrım iddiası temkinle yapılmalı.

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

60 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:4'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 151Medenî · 105
fiil · 257isim · 35

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 77

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

أُنزِلَ47أَنزَلَ47أَنزَلنَا16أَنزَلنَٰهُ13وَأَنزَلَ11نَزَّلَ11وَأَنزَلنَا9أَنزَلنَآ9نُزِّلَ6نَزَّلنَا5وَيُنَزِّلُ5أُنزِلَت5يُنَزِّلُ5تَنزِيلُ5يُنَزِّل4نَزَلَ4تَنزِيلٞ4فَأَنزَلنَا3يُنَزِّلَ3نُزُلٗا3وَأَنزَلنَآ3فَأَنزَلَ3وَنَزَّلنَا3تَنزِيلٗا3تَنَزَّلُ3نَزَّلَهُ2يُنَزَّلَ2أَنزَلتَ2تُنَزَّلَ2تُنَزِّلَ2أَنزَلَهُ2مَنَازِلَ2ٱلمُنزِلِينَ2لَأَنزَلَ2يَنزِلُ2أَنزَلتُ1أُنزِلَتِ1مُنزَلِينَ1يُنَزَّلُ1أَنزِل1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:4Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederlerأُنزِلَ
  2. 2:22O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, Allah'a eşler koşmayınوَأَنزَلَ
  3. 2:23Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru isenizنَزَّلنَا
  4. 2:41Yanınızdakini (Tevrat'ı) tasdik edici olarak indirdiğim (Kur'ân)a iman edin, O'nu, inkar edenlerin ilki siz olmayın, benim âyetlerimi birkaç paraya değişmeyin. Ancak benden korkunأَنزَلتُ
  5. 2:57Ve üstünüze o bulutu gölge yaptık, ve size ihsan ettiğimiz hoş rızıklardan yiyin, diye üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Onlar, bize zulmetmediler, lakin kendi nefislerine zulmediyorlardıوَأَنزَلنَا
  6. 2:59Bunun üzerine o zulme devam edenler sözü değiştirdiler, onu kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle soktular. Biz de kötülük yaptıkları için o zalimlere murdar bir azap indirdikفَأَنزَلنَا
  7. 2:90Ne kadar çirkindir o uğruna kendilerini sattıkları şey ki; Allah'ın kullarından dilediğine kendi lütuf ve kereminden vahiy indirmesine kafa tutarak, Allah ne indirdiyse hepsini inkâr ettiler. İşte bu yüzden de gazap üstüne gazaba uğradılar. Can yakıcı azap asıl kâfirler içindirأَنزَلَ
  8. 2:91Onlara, "Allah ne indirdiyse ona iman edin." denildiği zaman, onlar "Biz kendimize indirilene iman ederiz." derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Oysa yanlarındaki Tevrat'ı tasdik eden gerçek vahiy odur. Onlara de ki; "Peki madem gerçek mümin sizsiniz de ne diye daha önce Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuzأَنزَلَ
  9. 2:97Söyle; her kim Cebrail'e düşman ise iyi bilsin ki, Kur'ân'ı senin kalbine Allah'ın izniyle kendinden önceki vahiyleri onaylayıcı, müminlere hidayet ve müjde kaynağı olmak üzere o indirdiنَزَّلَهُ
  10. 2:99Şanım hakkı için sana çok açık âyetler; parlak mucizeler indirdik. Öyle ki, iman sahasından uzaklaşmış fasıklardan başkası onları inkâr etmezأَنزَلنَآ
  11. 2:102Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler. Halbuki Süleyman inkâr edip kâfir olmadı, lakin o şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil'de Harut ve Marut'a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi "biz ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik, sakın sihir yapıp da kâfir olmayın!" demeden kimseye birşey öğretmezlerdi. İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi. Kendi kendilerine zarar verecek ve bir fayda sağlamayacak bir şey öğreniyorlardı. Yemin olsun ki, onu her kim satın alırsa, onu alanın ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı. Hakkiyle bilselerdi, uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydiأُنزِلَ
  12. 2:105Ne Kitap ehlinden, ne de müşriklerden hiçbiri, size Rabbinizden bir hayır indirilsin istemez. Allah ise, üstünlüğü, rahmetiyle dilediğine mahsus kılar ve Allah çok büyük lütuf sahibidirيُنَزَّلَ
  13. 2:136Deyiniz ki, "Biz, Allah'a iman ettik ve bize ne indirildiyse İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına ne indirildiyse, Musa'ya ve İsa'ya ne indirildiyse ve bütün peygamberlere Rablerinden ne verildiyse hepsine iman ettik. Biz onların arasında fark gözetmeyiz ve biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarızأُنزِلَ
  14. 2:159İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayetin kendisi olan âyetleri insanlar için biz kitapta açıkladıktan sonra gizleyenler var ya mutlaka onlara Allah lanet eder. Lanet edebilecek olanlar da lanet ederlerأَنزَلنَا
  15. 2:164Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardırأَنزَلَ
  16. 2:170Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun." dendiği vakit de: "Yok, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız." dediler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklarأَنزَلَ
  17. 2:174Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de bununla biraz para alanlar gerçekten karınları dolusu ateşten başka birşey yemezler. Kıyamet günü Allah onlara ne söz söyler, ne de kendilerini temize çıkarır. Onlara sadece acı veren bir azab vardırأَنزَلَ
  18. 2:176Şüphesiz ki Allah kitabı hak bir sebeple indirmiştir. Kitap hakkında ihtilafa düşenler ise, şüphesiz haktan uzak, bir anlaşmazlık içindedirlerنَزَّلَ
  19. 2:185O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun. Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diler zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersinizأُنزِلَ
  20. 2:213İnsanlar tek bir ümmetti. Ayrılmaları üzerine Allah, rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi ve beraberlerinde hak ile ilgili kitap indirdi ki, insanların, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında hakem olsun. Bunda da sırf o kitap verilenler, kendilerine bunca deliller geldikten sonra tuttular, aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle, iman edenleri, onların hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka, ulaştırdı. Allah, dilediğini doğru yola iletirوَأَنزَلَ
  21. 2:231Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, artık kendilerini ya iyilikle tutun veya güzellikle salın. Yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak onları tutmayın. Her kim bunu yaparsa nefsine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın âyetlerini alay konusu edinmeyin, Allah'ın üzerinizdeki nimetini, size kendisiyle öğüt vermek üzere indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayıp, düşünün. Hem Allah'tan korkun ve bilin ki Allah her şeyi bilirأَنزَلَ
  22. 2:285Peygamber, Rabbi'nden kendisine ne indirildiyse ona iman etti. Müminlerin de hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır." dedilerأُنزِلَ
  23. 3:3O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkan'ı da O indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikamını alırنَزَّلَ
  24. 3:4O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkan'ı da O indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikamını alırوَأَنزَلَ
  25. 3:7Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmezأَنزَلَ
  26. 3:53Ey Rabbimiz, senin indirdiğine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yazأَنزَلتَ
  27. 3:65Ey Kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysa Tevrat da, İncil de ondan sonra indirilmiştir. Siz hiç düşünmüyor musunuzأُنزِلَتِ
  28. 3:72Kitap ehlinden bir grup: "Müminlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar da dönerler." dediأُنزِلَ
  29. 3:84De ki: "Allah'a, bize indirilen (Kur'ân)e, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz, biz O'na teslim olmuşlarızأُنزِلَ
  30. 3:93Tevrat indirilmeden önce, İsrail (Yakub)in kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğrulardan iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyunتُنَزَّلَ

Bu kök 256 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.