Kök

حمد

Kur'an'da 63 yerde, 61 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Bir iyilik gördüğünde, ‘bunu kim yaptı’ diye sorup teşekkür edersin. Kur’an’da bu, güzel ve iyi olanı sahibine bağlayıp açıkça söylemektir. Söz genelde yalnız Allah’a yönelir; çünkü yaratma ve hüküm O’nundur. Bütün varlıkların arındırarak anmasıyla birleşir. Suistimal edilince bozulur; sonra O’nun adı olur: Hamid, yani hep övülen.

Türkçedeki izi

elhamdülillah
Arapça el-hamdü lillah ifadesi; güzel anmayı Allah’a bağlar.
hamdolsun
Hamd + olsun; Allah’a yönelen teşekkür cümlesi.
hamdetmek
Allah’ı güzelce anmak ve nimeti O’na bağlamak.

Müfessir diliyle

Güzelliğin ve iyiliğin kaynağını bilerek ona nispet edip güzelce anmayı ilan etmek.

Kur’an’da bu beyan, çoğunlukla tekil bir zata tahsis edilerek “lillâh” yönelişiyle kurulur; dayanağı yaratma, yönetme ve hükmetmedir (1:2; 6:1; 28:70; 34:1; 45:36). “Bi-hamdih” ile tesbihin yan yana gelişi, güzel anmanın tenzihle birleşen olumlu bir niteleme olduğunu gösterir (17:44; 13:13; 39:75; 42:5). İnsanların yapmadıklarıyla güzel anılmayı sevmeleri ise bu fiilin topluluk önünde ilan boyutunu ve suistimalini açığa çıkarır (3:188).

Somuttan soyuta

Önce sözlü beyan ve ilan olarak görünür: “de ki” ve “dediler” formlarıyla (27:59; 27:93; 39:74). Ardından nitelikleşir: bu beyanın daimi muhatabı olarak “Hamîd” sıfatı, özsel bir vasıf halinde yerleşir (2:267; 31:26; 35:15).

Anlam alanları · 5

  1. Rubûbiyyet ve hüküm temelli tahsis

    Yaratma, mülk ve hüküm gerekçesiyle güzel anmanın yalnızca O’na ait kılınması.

  2. Tenzihle birleşen kozmik ilan

    Güzel anma, mahlûkatın tesbihiyle birlikte, evrensel ve kesintisiz bir ilan olarak sunulur.

  3. Nimete ve kurtuluşa karşı şükran beyanı

    Hidayet, kurtuluş ve bağış gibi somut ihsanlara cevap olarak dillendirilen teşekkürî ilan.

  4. Kullukta emredilen zikir

    Zamanlara bağlanan bir ibadet dili olarak, Rabb’i güzelce anma emri.

  5. İlâhî isim olarak Hamîd ve beşerî bağlam

    “Hamîd” O’nun için güzel anmanın özsel oluşunu bildirir; insanlar ise bu beyanın failleri yahut talipleri olabilir.

Biçimlerin kullanımı

حَمْد
Güzel nitelemeyi, kaynağa nispet ve ilanı ifade eden isim; çoğunlukla “lillâh” yönelimiyle.
حَمِيد
Güzel anmanın kendisine özsel ve sürekli döndüğü zâtı niteleyen sıfat.
يُحْمَدُ
Başkalarınca güzel anılmak; haksız yere talebi de bildirebilir (3:188).
حَٰمِدُون
Güzel anmayı dillendirenler; bu ilanı fiilen yapan kullar (9:112).
مَّحْمُود
Güzel anılma alan; “makam mahmûd” herkesçe takdir gören mevki (17:79).

Güven: Güçlü · incelenen 60 ayetin 35'i açıklandı (%58) · toplam 61 ayetten dengeli örnek

Kökün çok sayıda ve çeşitli bağlamlarda geçmesi ortak çekirdeği sağlamca kurmaya imkân veriyor.

Açık soru: Hamd ile şükür arasındaki sınır ayetlerde ima edilir (31:12; 35:34) fakat tanımsal ayrım bütünüyle açık bırakılır.

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

40 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 1:2'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 48Medenî · 13
isim · 46sıfat · 16fiil · 1

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 14

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

ٱلحَمدُ26بِحَمدِ10ٱلحَمِيدُ6بِحَمدِهِ4ٱلحَمِيدِ4حَمِيدٞ3حَمِيدٌ2وَٱلحَمدُ2بِحَمدِكَ1يُحمَدُواْ1حَمِيدٗا1ٱلحَٰمِدُونَ1مَّحمُودٗا1حَمِيدٖ1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 1:2Hamd o âlemlerin Rabbiٱلحَمدُ
  2. 2:30Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dediبِحَمدِكَ
  3. 2:267Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın, gerek sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olamıyacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin. Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandırحَمِيدٌ
  4. 3:188O yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarını) sanma! Onların azaptan kurtulacaklarını da sanma! Onlar için can yakıcı bir azap vardırيُحمَدُواْ
  5. 4:131Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size Allah'tan korkmanızı emrettik. Eğer inkâr ederseniz, biliniz ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, hamd vesenâ O'na yakışırحَمِيدٗا
  6. 6:1Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlarٱلحَمدُ
  7. 6:45Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsunوَٱلحَمدُ
  8. 7:43Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. "Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler." derler. Onlara şöyle seslenilir: "İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuzٱلحَمدُ
  9. 9:112(Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dır. Müjde ver o müminlere, müjdeٱلحَٰمِدُونَ
  10. 10:10Onların oradaki duaları: "Allahım, sen yücelerden yücesin"; sağlık dilekleri "selâm", dualarının sonu da "Âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun." diye şükretmek olacaktırٱلحَمدُ
  11. 11:73Dediler: "Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, hamiddir (övülmeye lâyıktır), meciddir (cömertliği boldur)حَمِيدٞ
  12. 13:13Gök gürültüsü O'na hamd ile, melekler de O'nun korkusundan dolayı O'nu tesbih ederler. O yıldırımlar gönderir, onunla dilediğini çarpar. Onlar Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa Allah'ın çarpması pek çetindirبِحَمدِهِ
  13. 14:1Elif, Lâm, Râ. Bu Kur'ân öyle büyük bir kitaptır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için onu sana indirdikٱلحَمِيدِ
  14. 14:8Musa dedi ki: Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz, iyi biliniz ki Allah hepinizden zengindir, hamdedilmeye layıktırحَمِيدٌ
  15. 14:39İhtiyarlık halimde bana İsmail'i ve İshak'ı lutfeden Allah'a hamd olsun. Şüphesiz ki Rabbim duamı çok iyi işitirٱلحَمدُ
  16. 15:98O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden olبِحَمدِ
  17. 16:75Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine güzel bir rızık verilen ve o rızıkdan gizli ve açık olarak harcayan hür bir insanı misal verdi. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün hamd Allah'a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu bilmezlerٱلحَمدُ
  18. 17:44Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar, Allah'ı tesbih ederler. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir varlık yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini iyi anlamazsınız. Şüphesiz O, halimdir çok bağışlayandırبِحَمدِهِ
  19. 17:52(Allah) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde pek az bir müddet kaldınızبِحَمدِهِ
  20. 17:79Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur'ân ile teheccüd namazı kıl, Rabbinin seni bir makamı mahmuda (şefaat makamına) göndermesi kesindirمَّحمُودٗا
  21. 17:111Ve şöyle de: Hamd o Allah'a ki, hiçbir çocuk edinmedi, mülkte ortağı yoktur, aciz olmayıp bir yardımcıya da ihtiyacı yoktur. Tekbir getirerek O'nu noksanlıklardan yücelt de yüceltٱلحَمدُ
  22. 18:1Hamd, o Allah'a mahsustur ki kulu (Muhammed'e) kitabı indirdi ve ona hiçbir eğrilik koymadıٱلحَمدُ
  23. 20:130O halde, dediklerine sabret; güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki hoşnudluğa eresinبِحَمدِ
  24. 22:24Hem sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, hem de övülmeye layık (olan Allah'ın) yoluna eriştirilmişlerdirٱلحَمِيدِ
  25. 22:64Göklerde ve yerde ne varsa hep O'nundur. Doğrusu Allah müstağnîdir, övülmeğe layıktırٱلحَمِيدُ
  26. 23:28Sen, yanındakilerle beraber gemiye yerleştiğinde: "Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun" deٱلحَمدُ
  27. 25:58Sen, ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeterبِحَمدِهِ
  28. 27:15Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: "Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun" dedilerٱلحَمدُ
  29. 27:59(Resulüm!) de ki: "Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına. Allah mı hayırlı, yoksa O'na koştukları ortaklar mıٱلحَمدُ
  30. 27:93Ve şöyle de: Hamd, Allah'a mahsustur. O, âyetlerini size gösterecek, siz de onları görüp tanıyacaksınız. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildirٱلحَمدُ

Bu kök 61 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.