Kök
سقي
Kur'an'da 25 yerde, 24 ayette geçer.
Mekkî · 17Medenî · 7
fiil · 22isim · 3
Yoldaş kökler
Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.
Aldığı yüzler · 24
Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.
نُّسقِيكُم2ٱستَسقَىٰ1تَسقِي1ٱستَسقَىٰهُ1سِقَايَةَ1فَيَسقِي1ٱلسِّقَايَةَ1يُسقَىٰ1وَيُسقَىٰ1فَأَسقَينَٰكُمُوهُ1وَنُسقِيَهُ1وَيَسقِينِ1يَسقُونَ1نَسقِي1فَسَقَىٰ1سَقَيتَ1وَسُقُواْ1لَأَسقَينَٰهُم1وَيُسقَونَ1وَسَقَىٰهُم1وَأَسقَينَٰكُم1يُسقَونَ1تُسقَىٰ1وَسُقيَٰهَا1
Geçtiği ayetler
- 2:60Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyinٱستَسقَىٰ
- 2:71Musa, "Rabbim buyuruyor ki o, ne çifte koşulup tarla süren, ne de ekin sulayan, ne de salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır". Onlar da: "İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun." dediler. Nihayet onu bulup boğazladılar. Az kaldı yapmayacaklardıتَسقِي
- 7:160Biz onları oniki kabileye, o kadar ümmete ayırdık. Ve kavmi kendisinden su istediği zaman Musa'ya, elindeki asâ ile taşa vur, diye vahyettik, vurunca hemen o taştan oniki pınar akmaya başladı. Halkın her biri su alacağı yeri iyice öğrendi. Bulutu da üzerlerine gönderdik, gölgeledik. Onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak ihsan ettiğimiz nimetlerin temizinden yiyiniz, dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, lakin kendi kendilerine zulmediyorlardıٱستَسقَىٰهُ
- 9:19Siz hacılara su dağıtma ve Mescidi Haram'ı imar etme işiyle Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah yolunda cihad edenlerin yaptığı işi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında eşit olamazlar. Allah zalimler topluluğuna hidayet ihsan etmezسِقَايَةَ
- 12:41Ey benim zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine yine şarap sunacak. Diğeri de asılacak, kuşlar başından yiyecekler. İşte öğrenmek istediğiniz iş böylece hallolduفَيَسقِي
- 12:70Sonra onların bütün hazırlıklarını görünce, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsızٱلسِّقَايَةَ
- 13:4Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar vardır. Üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki, hepsi bir tek su ile sulanır. Halbuki meyvelerinde birini öbürüne üstün kılıyoruz. Aklı eren bir kavim için bunda muhakkak ibretler vardırيُسقَىٰ
- 14:16Ardından da Cehennem vardır, orada kendisine irinli su içirilecektirوَيُسقَىٰ
- 15:22Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsinizفَأَسقَينَٰكُمُوهُ
- 16:66Gerçekten süt veren hayvanlarda da size bir ibret vardır. Size işkembelerindeki yem artıklarıyla kandan meydana gelen, içenlere içimi kolay halis bir süt içirmekteyizنُّسقِيكُم
- 23:21Hayvanlarda da sizin için elbette ibretler vardır. Onların karınlarındakilerden size içiririz. Onlarda sizin için birtakım faydalar daha vardır; ayrıca etlerini yersinizنُّسقِيكُم
- 25:49Ki biz (o suyla) ölü toprağa can verelim, yarattığımız nice hayvanlara ve insanlara su sağlayalım, diyeوَنُسقِيَهُ
- 26:79Beni yediren, içirendirوَيَسقِينِ
- 28:23Musa, Medyen suyuna varınca, orada (hayvanlarını) sulayan bir çok insan buldu. Onların gerisinde de (hayvanlarını suyun olduğu yerden) geri çeken iki kadın gördü. Onlara "Derdiniz nedir?" dedi. Şöyle cevap verdiler: "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz ( onların içine sokulup hayvanlarımızı) sulamayız; babamız da çok yaşlıdırيَسقُونَ
- 28:24Bunun üzerine Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi ve "Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım" dediفَسَقَىٰ
- 28:25Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi. "Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor." Musa, ona (Hz. Şuayb'a) gelip başından geçeni anlatınca o, "korkma, o zalim kavimden kurtuldun"dediسَقَيتَ
- 47:15Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur muوَسُقُواْ
- 72:16Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdikلَأَسقَينَٰهُم
- 76:17Onlara orada bir dolu kadeh sunulur ki, karışımı zencefildirوَيُسقَونَ
- 76:21Üstlerinde zarif ve yeşil, kalın ipekten bir elbise vardır. Gümüş bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri onlara temiz bir içecek içirmiştirوَسَقَىٰهُم
- 77:27Orada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mıوَأَسقَينَٰكُم
- 83:25Onlara damgalı saf bir içki sunulurيُسقَونَ
- 88:5Onlara kızgın bir kaynaktan su verilirتُسقَىٰ
- 91:13Allah'ın Rasulü (Salih peygamber) onlara: "Allah'ın devesini ve onun su nöbetini gözetin." demiştiوَسُقيَٰهَا
Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.