Kök

يقن

Kur'an'da 28 yerde, 28 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

19 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:4'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 23Medenî · 5
fiil · 14isim · 12sıfat · 2

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 13

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

يُوقِنُونَ11ٱليَقِينِ4ٱليَقِينُ2مُّوقِنِينَ2يَقِينَا1ٱلمُوقِنِينَ1تُوقِنُونَ1وَٱستَيقَنَتهَآ1يَقِينٍ1مُوقِنُونَ1بِمُستَيقِنِينَ1لِّلمُوقِنِينَ1لِيَستَيقِنَ1

Geçtiği ayetler

  1. 2:4Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederlerيُوقِنُونَ
  2. 2:118Bilgiden nasibi olmayanlar da "Allah bizimle konuşsa ya, yahut bize de bir mucize gelse ya!" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Onların kalbleri birbirlerine benzedi. Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açık seçik gösterdikيُوقِنُونَ
  3. 4:157Bir de "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmedilerيَقِينَا
  4. 5:50Yoksa cahiliyye hükmünü mü arıyorlar? kesinlikle bilen bir toplum için Allah'tan daha güzel hüküm veren kim olabilirيُوقِنُونَ
  5. 6:75Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem varlıklarını) gösteriyorduk ki, kesin inananlardan olsunٱلمُوقِنِينَ
  6. 13:2Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesinizتُوقِنُونَ
  7. 15:99Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet etٱليَقِينُ
  8. 26:24Musa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dirمُّوقِنِينَ
  9. 27:3Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederlerيُوقِنُونَ
  10. 27:14Ve vicdanları bunlar(ın doğruluğun)a tam bir kanaat getirdiği halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları bile bile inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nice olduğuna bir bakوَٱستَيقَنَتهَآ
  11. 27:22Çok geçmeden (Hüdhüd) gelip: "Ben, dedi, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe'den sana çok doğru (ve önemli) bir haber getirdimيَقِينٍ
  12. 27:82Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söylerيُوقِنُونَ
  13. 30:60Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Sakın imanı sağlam olmayanlar seni hafifliğe sevketmesinlerيُوقِنُونَ
  14. 31:4Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlarيُوقِنُونَ
  15. 32:12Ey Muhammed! Günahkârların, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Ey Rabbimiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi geri çevir de salih bir amel işleyelim, çünkü biz artık kesin bir şekilde inanıyoruz." derlerken bir görsenمُوقِنُونَ
  16. 32:24Onların içinden, sabrettikleri zaman bizim emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin bir şekilde inanıyorlardıيُوقِنُونَ
  17. 44:7Siz eğer kesin olarak inanıyorsanız, iyi bilin ki Allah göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidirمُّوقِنِينَ
  18. 45:4Sizin yaratılışınızda ve çeşitli canlıları yeryüzüne yaymasında kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardırيُوقِنُونَ
  19. 45:20Bu (Kur'an) insanların kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettirيُوقِنُونَ
  20. 45:32Allah'ın vaadi gerçektir. "O kıyâmetin geleceğinde şüphe yoktur." denildiğinde "Kıyamet nedir bilmiyoruz." Yalnız bir zandan ibârettir sanıyoruz. Fakat bu hususta kesin bir bilgimiz yok." derdinizبِمُستَيقِنِينَ
  21. 51:20Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuzلِّلمُوقِنِينَ
  22. 52:36Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar düşünüp hakikati anlamazlarيُوقِنُونَ
  23. 56:95Kesin gerçek budur işteٱليَقِينِ
  24. 69:51Gerçekten o, şüphe götürmez bir bilgidirٱليَقِينِ
  25. 74:31Biz o ateşin muhafızlarını hep melekler yaptık. Bunların sayılarını da ancak kâfirler için bir imtihan kıldık ki, kendilerine kitap verilenler kesin bilgi edinsinler, iman edenlerin de imanı artsın. Kendilerine kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık bulunanlarla kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istedi?" desinler. İşte böyle, Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de yola getirir. Rabbinin ordularını ancak Rabbin bilir. Bu, insanlar için uyarıdan başka bir şey değildirلِيَستَيقِنَ
  26. 74:47Nihayet bize ölüm gelip çattıٱليَقِينُ
  27. 102:5Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüzٱليَقِينِ
  28. 102:7Sonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksinizٱليَقِينِ

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.