Kök

ولد

Kur'an'da 102 yerde, 80 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Bir bebek doğuyor, annesi onu kucağında emziriyor. Kur’an bu kökle doğuranla doğanı anlatır; annelik doğuranındır, bu bağ nafaka ve miras getirir, bazen de biri birini çocuk diye sahiplenmek ister (58:2, 2:233, 4:11, 12:21, 28:9). Ama bu bağ ahirette kurtarmaz ve Allah’a böyle bir soy yakıştırması reddedilir (31:33, 6:101, 23:91).

Türkçedeki izi

velet
Arapça doğmak kökünden; doğmuş çocuk iken Türkçede yaramaz çocuk anlamına kaydı.
valide
Aynı kökten; doğuran kadın, yani anne demektir.
mevlit
Doğum anlamındaki mevlid’ten gelir; Peygamber’in doğumu için okunur.

Müfessir diliyle

Doğurma yoluyla türeme ve bu fiilden doğan nesep bağı (doğuran–doğan ilişkisi).

Kök, iki uçlu bir bağı bildirir: doğuran taraf ile dünyaya getirilen taraf. Metin, anneliği doğuranla sınırlar ve ilişkinin hukuki/sosyal yüklerini dağıtır: “anneleri ancak onları doğuranlardır” [58:2]; “anneler emzirir… mawlūd leh’e (kendisine doğurulan tarafa) nafaka” [2:233]. İlâh hakkında ise bu türden bir nesep bağı imkânsız görülür [6:101], dolayısıyla w-l-d’ın özü cinsî/nesebî üretimdir.

Somuttan soyuta

Önce çıplak doğurma/doğma fiili ve roller belirir [58:2; 2:233; 11:72], sonra toplumsal statü/iddia düzeyine genişler: “onu waladan edinelim” [12:21; 28:9] ve nihayet bu bağın Allah’a nispeti reddedilir [2:116; 4:171; 19:35].

Anlam alanları · 5

  1. Doğurma–doğma (fizikî fiil ve iki taraf)

    Kökün çekirdeği doğurma eylemi ve ondan doğan bağdır; annelik doğuranla tahsis edilir, doğuran–doğan iki taraflıdır.

  2. Nesep bağı ve dünyevî yükümlülükler

    Bu bağdan nafaka, emzirme, miras ve ebeveyne ihsan gibi sorumluluklar doğar; fakat hesap gününde bu bağ başkasına kefalet getirmez.

  3. İlâhîliğe nesep izafesinin reddi

    W-l-d ile ifade edilen beşerî türeme, Allah hakkında mümtenidir; sahibe/ortak yokluğu ve mutlak mülk bu reddin gerekçesidir.

  4. Dünyevî imtihan ve faydasızlık

    W-l-d ile adlandırılan yakınlar, mal ile birlikte sınav konusudur; ne dünyada mutlak değer, ne de âhirette kurtarıcıdır.

  5. Küçüklük/ergenleşmemişlik (وليد/ولدان)

    وليد/ولدان, yaş evresini ve güçsüzlüğü belirtir; dünyada korunmaya muhtaç, cennette ise ebedî gençlik statüsündedir.

Güven: Güçlü · incelenen 60 ayetin 46'i açıklandı (%77) · toplam 80 ayetten dengeli örnek

Kökün eylemi, rolleri ve soy bağı hem fizikî hem itikadî bağlamlarda çok sayıda ve açık misallerle belirginleşiyor.

Açık soru: ‘Walad’ın, fiilî nesep dışında sosyal/iddia edilen bağ için de kullanılabilmesi (12:21; 28:9) kapsamı genişletir.

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

39 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:83'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 47Medenî · 33
isim · 93fiil · 9

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 55

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

وَلَدٗا12وَلَدٞ12وَبِٱلوَٰلِدَينِ4أَولَٰدُهُم4بِوَٰلِدَيهِ4أَولَٰدَكُم3ٱلوَٰلِدَانِ3أَولَٰدُكُم3أَولَٰدَهُنَّ2وَٱلوِلدَٰنِ2وَأَولَٰدُكُم2وَأَولَٰدٗا2وَلِوَٰلِدَيَّ2وَٱلأَولَٰدِ2وَلَدٖ2وَٰلِدَيَّ2وَلَدَ2وِلدَٰنٞ2لِلوَٰلِدَينِ1فَلِلوَٰلِدَينِ1وَٱلوَٰلِدَٰتُ1ٱلمَولُودِ1وَٰلِدَةُ1بِوَلَدِهَا1مَولُودٞ1بِوَلَدِهِ1أَولَٰدِكُم1ٱلوِلدَٰنِ1ٱلوَٰلِدَينِ1وَٰلِدَتِكَ1أَولَٰدِهِم1أَولَٰدَهُم1وَأَولَٰدُهُم1ءَأَلِدُ1وَوَلَدٗا1وُلِدَ1بِوَٰلِدَتِي1وُلِدتُّ1وَوَلَدًا1وَلَدًا1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:83Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah'dan başkasına tapmayacaksınız, anababaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuzوَبِٱلوَٰلِدَينِ
  2. 2:116O zalimler, "Allah kendisine çocuk edindi." dediler. Hâşâ, O sübhândır. Doğrusu, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştirوَلَدٗا
  3. 2:180Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek, Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındıلِلوَٰلِدَينِ
  4. 2:215Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayır olarak verdiğiniz nafaka, ana baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak daha ne yaparsanız herhalde Allah onu bilirفَلِلوَٰلِدَينِ
  5. 2:233Anneler, çocuklarını, emzirmenin tamamlanmasını isteyenler için tam iki yıl emzirirler. Çocuk kendisine ait olan babaya da emzirenlerin yiyecekleri ve giyecekleri geleneklere uygun olarak bir borçtur. Bununla beraber herkes ancak gücüne göre mükellefolur. Çocuğu sebebiyle bir anne de, çocuğu sebebiyle bir baba da zarara sokulmasın. Varise düşen de yine aynı borçtur. Eğer ana ve baba birbirleriyle istişare edip, her ikisinin de rızasıyla çocuğu memeden ayırmak isterlerse kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra bunda da size bir günah yoktur. Bununla beraber Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görürوَٱلوَٰلِدَٰتُ
  6. 3:10Gerçek şu ki, kâfirlere, Allah'tan gelecek bir zararı, ne malları, ne de evlatları engelleyemez. İşte onlar, o ateşin yakıtı olacaklarأَولَٰدُهُم
  7. 3:47(Meryem): "Ey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah: "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece 'ol!' der, o da hemen oluverir." dediوَلَدٞ
  8. 3:116O inkâr edenler (var ya), onların ne malları, ne de evlatları, onlara Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar, ateş halkıdır; orada ebedi kalacaklardırأَولَٰدُهُم
  9. 4:7Ana, baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin hissesi vardır. Kadınların da ana, baba ve akrabaların bıraktıklarında hisseleri vardır. Bunlar, az olsun çok olsun, farz kılınmış bir hissedirٱلوَٰلِدَانِ
  10. 4:11Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır. Eğer ölen, ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da, mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa, ananın payı üçte birdir. Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biriananındır. Bu paylar, ölenin borçları ödenip, vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz. Bütün bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah alîmdir, hakîmdirأَولَٰدِكُم
  11. 4:12Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Şâyet bir çocukları varsa o zaman mirasın dörtte biri sizindir. Bu paylar, ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa, borcu ödendikten sonra verilir. Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz, geriye bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Şâyet çocuklarınız varsa o zaman bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır. Bu paylar, yaptığınız vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz ödendikten sonra verilir. Eğer ölen bir erkek veya kadının çocuğu ve babası bulunmadığı halde kelâle olarak (yan koldan) mirasına konuluyor ve kendisinin bir erkek veya kızkardeşi bulunuyorsa, bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler. Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu ödendikten sonra verilir. Bunlar, Allah tarafından bir emirdir. Allah her şeyi bilen ve yarattıklarına çok yumuşak davranandırوَلَدٞ
  12. 4:33Anne, baba ve akrabaların bıraktıkları her şey için bir mirasçı tayin ettik. Yemin akdiyle mirasçı kıldıklarınızın paylarını da verin. Şüphesiz Allah, her şeye şahittirٱلوَٰلِدَانِ
  13. 4:36Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan komşulara, yakın komşulara, yanında bulunan arkadaşa, yolda kalanlara, sahip olduğunuz kölelere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmezوَبِٱلوَٰلِدَينِ
  14. 4:75Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuzوَٱلوِلدَٰنِ
  15. 4:98Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariçوَٱلوِلدَٰنِ
  16. 4:127Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlanmayı istemediğiniz öksüz kızlar ve zavallı çocuklara ve bir de yetimlere adaletle davranmanız hakkında Kitap'ta size okunan âyetler vardır. Sizin her yaptığınız iyiliği, muhakkak Allah bilirٱلوِلدَٰنِ
  17. 4:135Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, anababanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardırٱلوَٰلِدَينِ
  18. 4:171Ey kitab ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında ancak doğru olanı söyleyin! Meryem oğlu İsa Mesih, sadece Allah'ın elçisi, Meryem'e atmış olduğu kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. Allah'a ve peygamberlerine inanın (Allah) üçtür demeyin. Kendi yararınız için buna son verin. Muhakkak ki Allah tek bir ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan yüce (münezzeh)dir. Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeterوَلَدٞ
  19. 4:176Senden fetva istiyorlar. Deki: "Allah size kelâle (babasız ve çocuksuz kimse) nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan, fakat kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse, bıraktığı malın yarısı o (kız kardeşi)nundur. Çocuğu olmayan kız kardeş ölürse, erkek kardeş ona varis olur. Eğer (ölenin) iki kız kardeşi varsa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkek ve kız olurlarsa, erkeğin hissesi, iki kızın hissesi kadardır. Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendirوَلَدٞ
  20. 5:110Allah şöyle diyecektir: "Ey Meryemoğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla! Hani seni Rûhu'lKudüs (Cebrâil) ile desteklemiştim. Beşikteyken ve kemâle ermişken insanlarla konuşuyordun. Sana yazıyı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış ve ona üflemiştin, o da iznimle kuş olmuştu. Anadan doğma kör olanı ve alaca hastalığına yakalanmış kimseyi iznimle iyileştirmiştin. Ölüleri iznimle (hayata) çıkarmıştın. İsrailoğulları'na âyetlerle geldiğin ve onlardan inkâr edenlerin: "Bu ancak apaçık bir sihirdir" dedikleri zaman seni, onlardan korumuştumوَٰلِدَتِكَ
  21. 6:101Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur. Eşi de olmadığı halde, nasıl olur da çocuğu olur? Her şeyi yaratan O'dur. Ve O, herşeyi bilendirوَلَدٞ
  22. 6:137Yine ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurduklarıyla baş başa bırakأَولَٰدِهِم
  23. 6:140Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki, ziyana uğradılar. Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdirأَولَٰدَهُم
  24. 6:151De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emrettiوَبِٱلوَٰلِدَينِ
  25. 8:28Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka birşey değildir. Allah katında büyük ecir vardırوَأَولَٰدُكُم
  26. 9:55Onların malları da, evlatları da sakın seni imrendirmesin. Bu olsa olsa, Allah'ın onları dünya hayatında bu gibi şeylerle azaba uğratmasından ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murat etmiş olmasından başka birşey değildirأَولَٰدُهُم
  27. 9:69(Ey münafıklar!) siz de tıpkı kendinizden öncekiler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler kısmetlerine düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse siz de onlar gibi kısmetinize düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız, siz de sizden önce batağa dalanlar gibi batağa daldınız. İşte bunların dünyada ve ahirette bütün amelleri heder olup gitti ve işte bunlar hep hüsran içinde kalanlardırوَأَولَٰدٗا
  28. 9:85Onların ne malları, ne de evlatları seni imrendirmesin. Allah, onları dünyada bunlarla cezalandırmayı ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murad ediyor, başka değilوَأَولَٰدُهُم
  29. 10:68Dediler ki: "Allah, kendine çocuk edindi". O, böyle şeylerden münezzehtir. O, müstağnidir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Bu hususta elinizde hiç bir delil yoktur. Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi neden söylüyorsunuzوَلَدٗا
  30. 11:72Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam. Bu gerçekten çok tuhaf bir şeyءَأَلِدُ

Bu kök 80 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.