Kök

عجز

Kur'an'da 26 yerde, 25 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

21 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 5:31'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 19Medenî · 6
isim · 21fiil · 5

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 14

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

بِمُعجِزِينَ7مُعَٰجِزِينَ3مُعجِزِي2مُعجِزِينَ2عَجُوزٗا2أَعجَازُ2أَعَجَزتُ1يُعجِزُونَ1عَجُوزٞ1لِيُعجِزَهُ1بِمُعجِزٖ1عَجُوزٌ1نُّعجِزَ1نُّعجِزَهُ1

Geçtiği ayetler

  1. 5:31Derken Allah bir karga gönderdi, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu. "Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim ben?" dedi ve pişman olanlardan olduأَعَجَزتُ
  2. 6:134Size vaad edilenler muhakkak gelecektir, siz, onun önüne geçemezsinizبِمُعجِزِينَ
  3. 8:59O kâfirler ileri geçip kurtulduklarını sanmasınlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz bırakamazlarيُعجِزُونَ
  4. 9:2Bundan böyle yeryüzünde dört ay daha istediğiniz gibi gezip dolaşın. Şunu da bilin ki, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah kâfirleri mutlaka perişan edecektirمُعجِزِي
  5. 9:3Ayrıca büyük hac günü Allah ve Rasulü tarafından insanlara bir ilandır ki, Allah da Resulü de müşriklerle yapılan antlaşmalara artık bağlı değildir. Eğer hemen tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Yok yine tevbeden yüz çevirirseniz biliniz ki, Allah'ı yıldıracak değilsiniz. Kâfirleri acı bir azap ile müjdeleمُعجِزِي
  6. 10:53O azap gerçek mi?" diye sana soruyorlar. De ki; "Evet. Rabbim hakkı için o kesin bir gerçektir. Ve siz bundan yakayı kurtaramazsınızبِمُعجِزِينَ
  7. 11:20Onlar yeryüzünde (herkesi) yıldıracak değillerdir. Kendilerini koruyacak Allah'dan başka kimseleri de yoktur. Onların azabı kat kat olacaktır. Üstelik onlar hakkı işitmeye tahammül edemiyorlardı ve de görmüyorlardıمُعجِزِينَ
  8. 11:33Nuh dedi ki; "Onu ancak Allah dilerse getirir. Ve siz O'nu yıldıracak değilsinizبِمُعجِزِينَ
  9. 11:72Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam. Bu gerçekten çok tuhaf bir şeyعَجُوزٞ
  10. 16:46Yahut (rızık için) dolaşıp dururlarken (Allah'ın azabının) kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Üstelik onlar, azabı engelleyici de değillerdirبِمُعجِزِينَ
  11. 22:51Âyetlerimizi tartışarak bozmaya uğraşanlara gelince, işte onlar cehennemliktirler. Böyle de ve temennilere uyma. Çünküمُعَٰجِزِينَ
  12. 24:57İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orasıمُعجِزِينَ
  13. 26:171Ancak (geride) bir yaşlı kadın kaldıعَجُوزٗا
  14. 29:22Siz ne yeryüzünde, ne de gökte (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazsınızبِمُعجِزِينَ
  15. 34:5Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, onlar için de pek kötü ve elem verici bir azab vardırمُعَٰجِزِينَ
  16. 34:38Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, işte onlar Hakk'ın huzuruna azab içinde getirileceklerdirمُعَٰجِزِينَ
  17. 35:44Yeryüzünde gezip bir bakmadılar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Halbuki onlar, bunlardan daha kuvvetliydiler. Ne göklerde ve ne de yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Çünkü o her şeyi bilendir, her şeye kâdir olandırلِيُعجِزَهُ
  18. 37:135Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariçعَجُوزٗا
  19. 39:51Neticede kazandıklarının kötülükleri, başlarına geçti. Şunlardan o zulmedenlerin de kazandıkları kötülükleri başlarına geçecektir. Onlar da bunu atlatacak değillerdirبِمُعجِزِينَ
  20. 42:31Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yokturبِمُعجِزِينَ
  21. 46:32Her kim Allah'ın davetçisine uymazsa bilsin ki, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacak değildir. Onun Allah'tan başka dostları da yoktur. İşte onlar apaçık bir sapıklık içerisindedirlerبِمُعجِزٖ
  22. 51:29Bunun üzerine karısı (Sâre) bir çığlık atarak geldi ve elini yüzüne vurarak: "Ben kısır bir kocakarıyım, nasıl çocuğum olur?" dediعَجُوزٌ
  23. 54:20(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyorduأَعجَازُ
  24. 69:7Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdünأَعجَازُ
  25. 72:12Doğrusu biz anladık ki, Allah'ı yerde acze düşürmemize imkân yok. Kaçmakla da O'nu asla âciz bırakamayacağızنُّعجِزَ

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.