Kök
خوف
Kur'an'da 124 yerde, 112 ayette geçer.
Önerilen okuma
Kur'an içi çıkarımBeklenen zarardan ötürü geri durma, sakınma ve tedbir alma eğilimi; özellikle üstün otorite ve hesap bilinciyle yönelen ihtiyat.
Fiil ve isim, çoğunlukla ileride oluşabilecek bir menfî sonuca dair çekinme ve ona göre davranma kararı ifade eder (4:101; 12:13; 10:83; 13:21). Bu hâl hem dünyevî tehlikelere hem de ilâhî hesaba dönük olabilir (6:15; 39:13; 24:37; 76:7). Başkalarınca telkin edilip artırılabilir (3:175; 39:16; 17:59) veya ilâhî hidayet/güvence ile kaldırılır (2:38; 46:13; 2:62).
Somuttan soyuta
Duyusal-somut sahneden başlar: kurdun saldırısı, takip edilme, savaş anı gibi (12:13; 28:18; 33:19). Oradan hesap ve azap ufkuna yükselir; Rabbin huzurunda duruş ve günün şerri beklentisine dönüşür (55:46; 79:40; 76:7).
Kardeş köklerden farkı
خشيile farkı
خشية, bilgiden beslenen saygı-ağırlık duygusudur; kime boyun eğileceğini belirler (2:150; 5:3; 4:77). خوف ise somut tehlike veya sonuç beklentisine dönük ihtiyattır; aynı ayette takip endişesi için خوف, içsel heybet için خشية ayrılır (20:77).
رعبile farkı
رعب kalbe atılan şok ve paniğe varan dehşettir; çoğunlukla dışarıdan ilka edilir (3:151; 8:12; 33:26; 59:2). خوف ise daha öngörüsel ve tedbire elveren bir çekinmedir (33:19; 10:83).
شفقile farkı
شفقة, titrek kaygı ile esirgeme/merhamet tonunu taşır; ürperti ve rikkat belirgindir (21:49; 23:57; 42:18; 42:22). خوف ise esasen zarar beklentisine dönük ihtiyat olup merhamet tonu zorunlu değildir (24:37; 50:45).
Anlam alanları · 5
Dünyevî tehlikelere karşı ihtiyat
Saldırı, takip, yoksullaşma veya toplumsal baskı gibi somut tehditler karşısında geri durma ve tedbir alma.
Hesap ve azap ufkuna dönük çekinme
Büyük gün, kötü hesap ve ilâhî tehdidin beklenmesine yönelen içsel ihtiyat.
Otoriteye hürmetle itaat doğuran çekinme
Üstün otoritenin farkında olma, emredilene yönelme ve sınır ihlâlinden sakınma.
Teskin ve selamet vaadi
İlâhî hitapla tedirginliğin giderilmesi ve hidayete uyanlardan bu hâlin kaldırılması.
Uyarma/ürkütme yoluyla caydırma
Alâmet ve tehdit tablolarıyla çekinme duygusunu uyandırma ve davranışı düzeltme.
Biçimlerin kullanımı
- خَافَ
- Gelecekte beklenen zararı öngörerek geri durmak veya çekinmek; çoğunlukla ‘an/alla’ ile sebebi belirtilir.
- خَوْف
- Tedirginlik/ihtiyat hâli; bazen imtihan veya musibet bağlamında nesneleşir yahut kaldırılacağı vaat edilir.
- خِيفَة
- İçten ve hafif titreşimli çekinme; kalpte sezilen gizli tedirginlik.
- يُخَوِّفُ
- Uyarı ve tasvirle çekinme duygusunu başkasına telkin etmek/uyandırmak.
- خَآئِف
- Tehlike beklentisiyle tetikte duran kimse; gözetleme ve ihtiyatla birlikte zikredilir.
- تَخْوِيف
- Alâmet ve beyanlarla caydırıcı uyarı yapma; çekinme hâli üretme.
Güven: Güçlü · incelenen 61 ayetin 42'i açıklandı (%69) · toplam 112 ayetten dengeli örnek
Kök çok sayıda ve çeşitli bağlamlarda geçmekte; nazâir ortak çekirdeğe tutarlı biçimde işaret ediyor.
Açık soru: 16:47’deki تَخَوُّف nüansı (sürekli tedirginlik mi, tedricî yakalayış mı) bağlamdan tamamen kesinleşmeyebilir; ayrıca 20:77’de خوف/خشية teması iç içedir.
Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.
Yoldaş kökler
Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.
Aldığı yüzler · 47
Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.
Geçtiği ayetler · ilk 30
- 2:38Onlara dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardırخَوفٌ
- 2:62Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdirخَوفٌ
- 2:112Hayır, hayır! Kim özü iyilik dolu olarak yüzünü Allah'a tertemiz döndürür ve teslim ederse, işte onun Rabbi katında ecri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olacak değillerخَوفٌ
- 2:114Allah'ın mescitlerini, içlerinde Allah'ın isminin anılmasından meneden ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zâlim kim olabilir! İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka birşey yapmazlar. Bunlara dünyada perişanlık, ahirette de büyük bir azap vardırخَآئِفِينَ
- 2:155Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleriٱلخَوفِ
- 2:182Her kim de vasiyet edenin, bir hata işlemesinden veya bir günaha girmesinden endişe eder de tarafların arasını düzeltirse, ona bir vebal yoktur. Şüphesiz ki, Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidirخَافَ
- 2:229Boşamak (talak) iki defadır. Ondan sonrası ya iyilikle tutmak veya güzellikle salmaktır. Onlara verdiklerinizden bir şey almanız da size helâl olmaz. Ancak Allah'ın çizdiği hudutta duramayacaklarından korkmaları başka. Eğer siz de bunların, Allah'ın çizdiği hudutta duramayacaklarından korkarsanız, kadının, ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın çizdiği hudududur. Sakın bunları aşmayın, Her kim Allah'ın hududunu aşarsa, işte onlar zalimlerdirيَخَافَآ
- 2:239Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın)خِفتُم
- 2:262Allah yolunda mallarını infak eden, sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayı, gönül incitmeyi uygun görmeyen kimselerin Rableri yanında mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar, üzülmeyeceklerdirخَوفٌ
- 2:274Mallarını gece ve gündüz, gizlice ve açıkça infak edenler yok mu, işte onların Rableri katında ecir ve mükafatları vardır. Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlarخَوفٌ
- 2:277İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlarخَوفٌ
- 3:170Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterlerخَوفٌ
- 3:175(Size o haberi getiren) ancak şeytandır, (sadece) kendi dostlarını korkutabilir. Onlardan korkmayın, eğer mümin iseniz benden korkunيُخَوِّفُ
- 4:3Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidirخِفتُم
- 4:9Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onların geleceğinden endişe duyacak olanlar, (yetimler hakkında da aynı) endişeyi duysunlar, Allah'dan sakınsınlar ve doğru söz söylesinlerخَافُواْ
- 4:34Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktürتَخَافُونَ
- 4:35Eğer karıkoca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin tarafından, bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah karıkoca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardırخِفتُم
- 4:83Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Halbuki onu peygambere ve aralarında yetkili kimselere götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler, onu anlarlardı. Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana uyardınızٱلخَوفِ
- 4:101Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdırخِفتُم
- 4:128Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında, onlara bir günah yoktur. Sulh hep hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardırخَافَت
- 5:23Allah'tan korkan ve Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle dedi: "Onların üzerlerine kapıdan girin. Oradan girerseniz muhakkak galip gelirsiniz. Eğer layıkıyla inanıyorsanız yalnız Allah'a dayanınيَخَافُونَ
- 5:28Allah'a yemin ederim ki, sen beni öldürmek için bana el uzatsan da, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim, ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarımأَخَافُ
- 5:54Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbirkınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendirيَخَافُونَ
- 5:69Muhakkak ki inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan kim Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve güzel amel işlerse, onlar için bir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardırخَوفٌ
- 5:94Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avla dener ki, gizlide kendisinden korkanları meydana çıkarsın. Kim bundan sonra saldırıda bulunursa onun için acı bir azab vardırيَخَافُهُ
- 5:108İşte bu, şahitliklerini gerektiği gibi yapmaları, yahut yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmaları için en iyi yoldur. Allah'tan korkun ve emirlerini dinleyin. Allah, doğru yoldan çıkan bir topluluğu hidayete erdirmezيَخَافُوٓاْ
- 6:15De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarımأَخَافُ
- 6:48Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardırخَوفٌ
- 6:51Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlarيَخَافُونَ
- 6:80Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misinizأَخَافُ
Bu kök 112 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.
Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.