Kök
خسر
Kur'an'da 65 yerde, 60 ayette geçer.
Önerilen okuma
Kur'an içi çıkarımÖlçüde eksiltmeden türeyen, kişinin payını düşürmesi; sonuçta kendini ve emeğini boşa çıkarması.
Kökün somut çıkış noktası ölçü/terazide noksanlaştırmadır (26:181; 55:9; 83:3). Bu somut eksiltme, inanç ve davranış düzeyinde kişinin kendi benliğini ve emeğinin sonucunu eksiltmesine genişler: “kendi nefislerini eksiltenler” kalıbı sıkça geçer (6:12; 7:9; 23:103; 11:21). İnkâr ve ortak koşma, amelin verimini sıfırlayarak bu eksiltmeyi nihai akıbete taşır (39:65; 5:5; 3:85).
Somuttan soyuta
Ölçü-tartıda noksan yapma (55:9; 83:3) hakikatinden, amellerin ve benliğin neticesinin eksiye düşmesi (6:12; 23:103) mecazına doğru ilerler.
Anlam alanları · 5
Ölçü ve tartıda noksanlaştırma (somut zemin)
Kasıtlı eksiltme, kökün gözle görülür kullanımıdır: teraziyi/ölçüyü düşürmek, karşı tarafın payını kısmak.
Benliğin payını düşürme
“Kendilerini eksilttiler” ifadesi, tercihlerle kişinin kendi nefsi üzerinde net eksi bir sonuç üretmesini anlatır.
İnkâr/şirk ve amelin boşa çıkması
İnanç sapmaları amelin getirisini sıfırlar; kişi eksilen tarafta kalır.
Kıyamet bilançosu ve hafif terazi
Hafif gelen mizan, nihai bakiyenin eksiye düştüğünü gösterir; bu, dünyadaki tercihlerinin sonucudur.
Eksilmenin artması/derinleşmesi
Bazı tercihler, eksilmeyi katlayan bir sürece dönüşür; bakiye sürekli daha eksiye gider.
Biçimlerin kullanımı
- خَسِرَ
- Payı eksiye düşmek; kişinin kendine dönen neticede eksilmesi (6:31; 22:11).
- أَخْسَرِينَ
- Eksilmesi en büyük olanlar; neticesi en çok eksiye inenler (11:22; 18:103; 27:5).
- يُخْسِرُ
- Eksiltmek, noksanlaştırmak; özellikle ölçü/terazi bağlamında (55:9; 83:3).
- مُخْسِرِين
- Eksiltenler; ölçüde/terazide düşürenler (26:181).
Güven: Güçlü · incelenen 60 ayetin 25'i açıklandı (%42)
Kökün çok sayıda ve çeşitli bağlamdaki kullanımları somuttan soyuta tutarlı bir “eksiltme/net eksi” çekirdeğine işaret ediyor.
Açık soru: “Kendini eksiltme”nin mekanizması her siyakta farklı olabilir; kimi yerde amelin boşa çıkması, kimi yerde mizanın hafiflemesiyle görünür.
Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.
Yoldaş kökler
Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.
Aldığı yüzler · 21
Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.
Geçtiği ayetler · ilk 30
- 2:27Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardırٱلخَٰسِرُونَ
- 2:64Sonra verdiğiniz sözün arkasından yüz çevirdiniz, eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasa idi herhalde zarara uğrayanlardan olurdunuzٱلخَٰسِرِينَ
- 2:121Kendilerine kitabı verdiğimiz ehliyetli kimseler onu, tilavetinin hakkını vererek okurlar. İşte onlar, ona iman ederler. Her kim de onu inkâr ederse, işte o inkârcılar hüsran içindedirlerٱلخَٰسِرُونَ
- 3:85Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktırٱلخَٰسِرِينَ
- 3:149Ey iman edenler! Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız, sizi topuklarınız üstünde gerisin geriye çevirirler. O zaman büsbütün kaybedersinizخَٰسِرِينَ
- 4:119Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olurخَسِرَ
- 5:5Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal olduğu gibi, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Ve müminlerden iffetli hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir şekilde mehirlerini ödediğiniz takdirde, size helâldir. Her kim imanı inkâr ederse, ameli boşa gitmiş olur ve o, ahirette zarara uğrayanlardandırٱلخَٰسِرِينَ
- 5:21Ey kavmim, Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin, geriye dönmeyin, yoksa kayba uğrarsınızخَٰسِرِينَ
- 5:30Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan olduٱلخَٰسِرِينَ
- 5:53İman edenler: "Sizinle beraber olduklarına dair, Allah'a bütün güçleriyle yemin edenler bunlar mı?" derler. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir ve kaybedenlerden olmuşlardırخَٰسِرِينَ
- 6:12De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi nefsine yazmıştır. Sizi, varlığında asla şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Ama kendilerini zarara sokanlar inanmazlarخَسِرُوٓاْ
- 6:20Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, Peygamber'i, kendi oğullarını bildikleri gibi, bilirler. Kendilerine yazık edenler var ya! İşte onlar iman etmezlerخَسِرُوٓاْ
- 6:31Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: "Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" Bakın yüklendikleri günah ne kötüdürخَسِرَ
- 6:140Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki, ziyana uğradılar. Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdirخَسِرَ
- 7:9Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardırخَسِرُوٓاْ
- 7:23Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruzٱلخَٰسِرِينَ
- 7:53İlle onun te'vilini mi gözetiyorlar? Onun te'vili geldiği (verdiği haberler ortaya çıktığı) gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmiş. Şimdi bizim şefaatçilerimiz var mı ki bize şefaat etsinler, yahut tekrar geri döndürülmemiz mümkün mü ki eski yaptıklarımızdan başkasını yapalım?" Onlar, kendilerini zarara soktular ve uydurdukları şeyler kendilerinden saptı, kaybolup gittiخَسِرُوٓاْ
- 7:90Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'a uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınızلَّخَٰسِرُونَ
- 7:92Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç şenlik tutmamış gibi oldular. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya işte ziyana uğrayanlar, onlar oldularٱلخَٰسِرِينَ
- 7:99Allah'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağından emin olmazٱلخَٰسِرُونَ
- 7:149Ne zaman ki, ellerine kırağı düşürüldü (yaptıklarına pişman oldular), o zaman sapıtmış olduklarını gördüler. "Yemin olsun ki; eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa, muhakkak biz kötü akıbete düşenlerden olacağız." dedilerٱلخَٰسِرِينَ
- 7:178Allah kime hidayet ederse, o hidayete erer, kimi de dalalette bırakırsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri olurlarٱلخَٰسِرُونَ
- 8:37Allah, murdarı temizden ayırdetmek için ve bir de murdar kısmını birbiri üzerine bindirip hepsini bir araya getirmek ve topunu birden cehenneme koymak için böyle yapar. İşte bunlar o hüsran içinde kalanların ta kendileridirٱلخَٰسِرُونَ
- 9:69(Ey münafıklar!) siz de tıpkı kendinizden öncekiler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler kısmetlerine düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse siz de onlar gibi kısmetinize düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız, siz de sizden önce batağa dalanlar gibi batağa daldınız. İşte bunların dünyada ve ahirette bütün amelleri heder olup gitti ve işte bunlar hep hüsran içinde kalanlardırٱلخَٰسِرُونَ
- 10:45Allah'ın onları haşredip toplayacağı günde, sanki onlar dünyada gündüz bir parça kalmışlar da aralarında tanışmışlar gibi olacak. Allah'ın huzuruna çıkacaklarına inanmamış ve doğru yolu tutmamış olanlar hiç şüphesiz en büyük ziyana uğramış olacaklarخَسِرَ
- 10:95Ve sakın Allah'ın âyetlerini inkar edenlerden olma, sonra hüsrana uğrayanlardan olursunٱلخَٰسِرِينَ
- 11:21Onlar kendilerine yazık etmiş olan kimselerdir. O iftira edip uydurdukları da kendilerinden yüz çevirip gitmişlerdirخَسِرُوٓاْ
- 11:22Kesinlikle bunlar ahirette de en ziyade hüsrana uğrayacak olanlardırٱلأَخسَرُونَ
- 11:47Nuh: "Ey Rabbim! Ben bilmediğim bir şeyi istemiş olmaktan dolayı sana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, bana merhamet etmezsen ben hüsrana uğrayanlardan olurumٱلخَٰسِرِينَ
- 11:63Salih dedi: "Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden açık bir mucize üzerinde isem ve o bana tarafından bir rahmet bahşetmiş ise, ben Allah'a isyan ettiğim takdirde beni O'ndan kim kurtarabilir? Demek ki, siz bana zarar vermekten başka bir şey yapmıyorsunuzتَخسِيرٖ
Bu kök 60 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.
Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.