Kök
توب
Kur'an'da 87 yerde, 69 ayette geçer.
Önerilen okuma
Kur'an içi çıkarımKısaca
Bir genç yanlış bir yola sapar, sonra durup geri döner. Kur’an’da bu geri dönüş kul için kalpten Allah’a yönelmek, Allah içinse kuluna dönüp bağı merhametle onarmaktır. Bu dönüş çoğu kez davranışı düzeltmek ve iyi işler yapmakla pekişir; bazen de Allah önce yönelir, kulun dönüşü mümkün olur.
Türkçedeki izi
- tövbe
- Günaha sapınca Allah’a geri dönüş demektir.
- tevbekâr
- Sık sık geri dönen kişi anlamında kullanılır.
Tanıdık kelimelerle kıyas
bu kökileفدي(fidye, feda)
Tevbe, ilişkiyi onarmak için Allah’a dönüş. Fidye, bedel verip kurtulma çabası. Kısacası tevbe dönüş ve onarım, fidye bedel verip kurtulmadır.
Müfessir diliyle
Sapmadan geri dönmek; Allah’ın da kuluna dönüp ilişkiyi merhametle onarması.
Kul için kalbî-yönelimli bir geri dönüş “تاب إلى الله” kalıbıyla görünür (7:143; 11:52; 24:31). Allah için ise “تاب الله على …” kulun üzerine yönelme, onu rahmetle karşılayıp bağı onarma ve kimi zaman kolaylaştırma demektir (2:187; 4:26-27; 73:20). Dönüş çoğunlukla ıslah ve salih amel ile teyit edilir; bazen de önce İlâhî yöneliş gelir, bu da kulun dönüşünü mümkün kılar (2:160; 6:54; 9:118).
Somuttan soyuta
Temel sahne yön değiştirme/geri dönüştür; “إلى” ve “على” edatları istikameti somutlar (7:143; 2:37). Bu yönelişten, toplumsal-hukukî statünün iadesi ve hükümlerden bir hafifletme gibi soyut sonuçlara geçilir (9:11; 73:20; 2:187).
Kardeş köklerden farkı
Anlam alanları · 5
Kulun Allah’a yönelip geri dönmesi
Sapmadan sonra doğrudan Allah’a dönme ve yönü düzeltme; çoğu yerde açık bir iltica ifadesidir.
Allah’ın kula yönelişi ve onarma
Allah kullarının üzerine yönelir; bağı onarır, merhamet eder ve kimi zaman yükü hafifletir.
Dönüşün ıslah ve salih amel ile teyidi
Geri dönüş, davranışın düzeltilmesi ve iyi işlerle sahihleşir; iman ve hidayetle tamamlanır.
Toplumsal-hukukî iade ve sonuçlar
Yön değişikliği, cemaat bağlarının ve hakların iadesine yahut cezanın düşmesine yol açar.
Sıfatlar ve süreklilik
Allah “تواب/قابل التوب” olarak dönüşü çokça karşılar; müminler “التوابون/التائبون” olarak sıkça geri döner.
Biçimlerin kullanımı
- تَابَ
- Geri dönmek/yönelmek; kul “إلى الله” döner, Allah kulun “على”sına yönelir.
- تَوَّاب
- Sürekli ve yineleyerek yönelen; Allah için karşılayıcı, kullar için çokça dönen.
- تَوْبَة
- Geri dönüş eylemi/hal; bazen Allah’ın üzerine aldığı karşılayışın adı (4:17).
- مَتَاب
- Kesin/sahih dönüş; dönüş istikameti ve varış (13:30; 25:71).
Güven: Güçlü · incelenen 60 ayetin 40'i açıklandı (%67) · toplam 69 ayetten dengeli örnek
Ayetlerdeki edat farklılıkları ve tekrar eden eşlikçiler (islah, salih amel) anlamı açıkça sabitliyor.
Açık soru: Allah’ın yönelişinin kapsamı; sadece bağış mı, ayrıca hükümlerde hafifletme mi? 2:187 ve 73:20 buna işaret ediyor olabilir.
Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.
Yoldaş kökler
Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.
Aldığı yüzler · 37
Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.
Geçtiği ayetler · ilk 30
- 2:37Derken Âdem Rabb'ından birtakım kelimeler aldı, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendirفَتَابَ
- 2:54Hani bir zamanlar Musa kavmine dedi ki; Ey kavmim cidden siz o buzağıyı put edinmekle kendi kendinize zulmettiniz, bari gelin Rabbinize tevbe ile dönün de nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız Bârî Teâlânız katında sizin için hayırlıdır, böylece tevbenizi kabul buyurdu. Gerçekten de o Tevvab ve Rahîm'dirفَتُوبُوٓاْ
- 2:128Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensinوَتُب
- 2:160Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. İşte onları ben bağışlarım. Ben çok merhamet ediciyim, tevbeleri çokça kabul ederimتَابُواْ
- 2:187Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. Onlar, sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız. Allah, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı. Şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizler için yazdığını isteyin. Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden size seçilinceye kadar yiyin, için. Sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Bununla beraber siz mescitlerde îtikaf halinde iken onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ınsınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın. Allah, âyetlerini insanlara böyle açıklıyor ki sakınıp korunsunlarفَتَابَ
- 2:222Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de severٱلتَّوَّـٰبِينَ
- 2:279Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınızتُبتُم
- 3:89Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler başka. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendirتَابُواْ
- 3:90Şüphesiz imanlarının arkasından küfreden, sonra da küfrünü artırmış olanların tevbeleri asla kabul olunmaz. İşte onlar sapıkların ta kendileridirتَوبَتُهُم
- 3:128Bu işten sana hiçbir şey düşmez. (Allah), ya onların tevbesini kabul eder, yahut onlara, zalim olduklarından dolayı azab ederيَتُوبَ
- 4:16Sizlerden zina edenlerin her ikisine de eziyet edin. Eğer onlar tevbe edip kendilerini ıslah ederlerse onlardan vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendirتَابَا
- 4:17Ancak Allah'ın kabul etmesini vaad buyurduğu tevbe, o kimseler içindir ki, bilmeyerek günah işleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir hakîmdir. (Her şeyi bilendir, hikmet sahibidir)ٱلتَّوبَةُ
- 4:18Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdırٱلتَّوبَةُ
- 4:26Allah, sizlere bilmediklerinizi bildirmek, sizden öncekilerin yollarını size göstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidirوَيَتُوبَ
- 4:27Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Halbuki şehvetlerine uyanlar ise, sizin doğru yoldan büyük bir meyl ile sapmanızı istiyorlarيَتُوبَ
- 4:64Biz hangi peygamberi gönderdikse, sırf Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve Resul de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allah'ı affedici, merhametli bulurlardıتَوَّابٗا
- 4:92Hata dışında bir mümin, diğer bir mümini öldüremez. Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir. Ancak ölünün ailesinin bağışlaması müstesnadır. Eğer öldürülen, mümin olmakla beraber size düşman bir kavimden ise, o zaman, öldürenin bir köle azad etmesi gerekir. Eğer öldürülen sizinle aralarında antlaşma olan bir kavimden ise, öldürenin, ölenin ailesine diyet vermesi ve mümin bir köle azad etmesi gerekir. Bunlara gücü yetmeyenin de Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir. Allah, Alimdir (her şeyi bilendir), Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir)تَوبَةٗ
- 4:146Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektirتَابُواْ
- 5:34Ancak kendilerini yakalamanızdan önce tevbe edenler başka. Bilin ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendirتَابُواْ
- 5:39Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, halini düzeltirse, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendirتَابَ
- 5:71Onlar, bir fitne kopmayacak sandılar, kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Sonra yine onların çoğu kör, sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını görüyorتَابَ
- 5:74Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendirيَتُوبُونَ
- 6:54Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara şöyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bağışlayan, esirgeyendirتَابَ
- 7:143Ne zaman ki, Musa, mikatımıza geldi, Rabbi ona kelâmıyla ihsanda bulundu. "Ey Rabbim, göster bana kendini de bakayım sana". dedi. Rabbi ona buyurdu ki; "Beni katiyyen göremezsin ve lâkin dağa bak, eğer o yerinde durabilirse, sonra sen de beni göreceksin". Daha sonra Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir ediverdi, Musa da baygın düştü. Ayılıp kendine gelince, "Sen sübhansın", "tevbe ettim, sana döndüm ve ben inananların ilkiyim," dediتُبتُ
- 7:153O kötü amelleri işleyip de sonra arkasından tevbe ve iman edenler için hiç şüphe yok ki, Rabbin bundan sonra yine de affedici ve merhamet edicidirتَابُواْ
- 9:3Ayrıca büyük hac günü Allah ve Rasulü tarafından insanlara bir ilandır ki, Allah da Resulü de müşriklerle yapılan antlaşmalara artık bağlı değildir. Eğer hemen tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Yok yine tevbeden yüz çevirirseniz biliniz ki, Allah'ı yıldıracak değilsiniz. Kâfirleri acı bir azap ile müjdeleتُبتُم
- 9:5Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendirتَابُواْ
- 9:11Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarızتَابُواْ
- 9:15Ve kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğine tevbeyi nasib eder. Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidirوَيَتُوبُ
- 9:27Sonra bütün bu olup bitenlerin arkasından Allah, dilediğine tevbe nasib eder. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidirيَتُوبُ
Bu kök 69 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.
Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.