Kök

عمل

Kur'an'da 360 yerde, 313 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Gözünün önüne getir: Biri gün boyu çalışıyor ve yaptıkları teker teker yazılıyor. Kur’an’da amel, bilerek yaptığın davranışların bütünü demek. Yani bunlar kayda geçer, önüne konur ve tam karşılık bulur; iyisi fayda getirir, kötüsü zarar verir, bazen de tümden boşa çıkar.

Türkçedeki izi

ameliyat
Yapılan işlem demektir; kökteki bilinçli iş fikrini taşır.
amele
Çalışan, iş gören kişi; yapan öznesiyle bağlantılı.
amel defteri
Yapılanların yazıldığı defter; kayda geçme fikriyle bağlı.

Tanıdık kelimelerle kıyas

  • bu kökileصلح(ıslah, salih)

    Amel yapılan işin kendisi ve sonucu. Islah ve salih, işe iyi nitelik ve düzeltme katar. Kısacası amel yapılan iş, ıslah ve salih onun niteliği.

    • 16:111Amel var: herkes yaptığı işin karşılığını alır.
    • 33:71Islah var: Allah işlerinizi yoluna koysun ifadesi düzeltmeyi anlatır.
  • bu kökileخبر(haber)

    Amel yapmak ve üretmekle ilgilidir. Haber bilmek ve bildirmekle ilgilidir. Kısacası amel eylem, haber bilgi.

    • 39:70Amel var: yapılanların karşılığı tam verilir.
    • 2:271Haber var: Allah her ne yaparsanız hepsinden haberdardır.
  • bu kökileتحت(alt)

    Amel neden ve karşılıkla ilgilidir. Alt ise yer tarif eder. Kısacası amel hak ediş, alt mekân bilgisidir.

    • 39:70Amel var: herkes yaptığının karşılığını alır.
    • 2:25Alt var: cennet için altlarından ırmaklar akar denir.

Müfessir diliyle

Kasıtla ortaya konan emek ve tutum; iz bırakan, değerlendirilen ve karşılığı bulunan fiil.

Kur’an’da عمل, kişinin bilerek ortaya koyduğu davranışın toplamı ve ürünü anlamına gelir; bu bütüne kişi sahip çıkar (2:139) ve melekler dahi emre bağlı olarak bunu icra eder (21:27). Bu ürün yazılır, hazır bulunur ve eksiksiz karşılık görür (16:111; 18:49; 39:70; 36:54). Niteliğine göre (salih/kötü) sonuç doğurur, hatta tümüyle geçersiz kılınabilir (28:84; 5:5; 47:28; 49:2).

Somuttan soyuta

En somut düzlemde ağır bedensel uğraş ve mesleki görevdir (88:3; 9:60). Oradan imana eşlik eden bilinçli davranışa, ardından kayda geçen ve ıslah/iptal müdahalesine konu olan manevi portföye yükselir (2:25; 33:71; 18:49; 5:5).

Kardeş köklerden farkı

  • صلحile farkı

    صلاح, عمل’in niteliğini belirleyen/ona müdahale eden ‘sağlamlık-ıslah’tır; عمل ise icranın kendisidir. “عملوا الصالحات” ifadesinde صلاح sıfat, عمل mevsuftur (2:25; 41:46). Ayrıca “يصلح لكم أعمالكم”da ıslah, عمل üzerine etki eder (33:71).

  • خبرile farkı

    خبر, bilip haberdar olmayı ifade eder; عمل’in failce icrası değildir. Allah’ın “بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا” oluşu, yapılanlara dair kuşatıcı bilgiyi bildirir (4:94; 2:271).

  • تحتile farkı

    تحت mekânsal ‘alt’ konumunu bildirir; عمل ise o mekâna hak ediş sebebidir. Cennet, ‘altlarından ırmaklar akan’ mekândır (2:25), ona mirasçılık ise “bima kuntum ta’malun” nedeniyledir (7:43).

Anlam alanları · 5

  1. Fizikî emek ve görev

    Bedenen yorucu uğraş ve kurumsal vazife anlam katmanı.

  2. İmanla birlikte bilinçli icra

    İmanla yan yana anılan, niteliği ‘salih’ olan davranış bütünü.

  3. Kayıt, şahadet ve karşılık

    Yapılanların yazılması, hazır bulunması, organların şahitliği ve tam karşılık.

  4. İptal/boşa çıkma

    Bazı davranışların tüm getirilerinin hükümsüz kılınması.

  5. Süsleme ve saptırma ile kötü icra

    Şeytanın kötü fiilleri cazip göstermesi ve bunun neticeleri.

Biçimlerin kullanımı

عَمِلَ
Bilerek bir tutumu uygulamak; çoğu kez nitelik (صالح/سيئ) alır ve hesaba konu olur.
عَمَل
Ortaya konmuş fiiller bütünü/ürünü; kişiye ait, yazılan, ıslah/iptal edilebilen portföy.
عَٰمِل
Uygulayıcı/çalışan; kimi bağlamda resmî görevli (الْعَامِلِينَ عَلَيْهَا), kimi bağlamda genel fail.
عَامِلَة
Bedensel çaba sarf eden, zahmetten bitkin düşen.

Güven: Güçlü · incelenen 62 ayetin 24'i açıklandı (%39) · toplam 313 ayetten dengeli örnek

Çok sayıda ve farklı bağlamlarda geçen örnekler, kayda-karşılık-iptal ekseninde tutarlı bir çekirdeği destekliyor.

Açık soru: Niyet yoğunluğu ile eylemin bedensel/kurumsal boyutu arasındaki pay, bağlama göre değişir; sınırları kesin çizilmez.

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

68 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:25'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 181Medenî · 132
fiil · 276isim · 83sıfat · 1

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 64

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

تَعمَلُونَ83يَعمَلُونَ56وَعَمِلُواْ53عَمِلُواْ18أَعمَٰلَهُم17وَعَمِلَ11أَعمَٰلُهُم9عَمِلَ8يَعمَل7عَمَلٗا7ٱعمَلُواْ6عَمِلَت5أَعمَٰلُكُم4أَعمَٰلَكُم4أَعمَٰلُنَا3ٱلعَٰمِلِينَ3نَعمَلُ3عَٰمِلُونَ3يَعمَلُ3عَمَلِهِ3عَمَلَ2عَمَلِ2عَمَلَكُم2أَعمَلُ2عَٰمِلٞ2وَٱعمَلُواْ2أَعمَلَ2عَمِلُوٓاْ2نَعمَل2وَيَعمَل2عَٰمِلٖ1عَمَلُهُ1عَمَلَهُم1عَامِلٞ1فَنَعمَلَ1أَعمَٰلِهِم1وَٱلعَٰمِلِينَ1عَمَلٞ1عَمَلِي1عَمَلُكُم1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:25İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklarوَعَمِلُواْ
  2. 2:62Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdirوَعَمِلَ
  3. 2:74Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi, ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor, yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor, öylesi de var ki, Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor... Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildirتَعمَلُونَ
  4. 2:82İman edip salih ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlarوَعَمِلُواْ
  5. 2:85Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz, şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz. Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildirتَعمَلُونَ
  6. 2:96Elbette onları insanların hayata en hırslı, en düşkün olanları olarak bulacak, hatta müşriklerden bile daha düşkün bulacaksın. Onların her biri bin sene ömür sürmeyi arzular, oysa uzun yaşamak kendisini azaptan kurtarıp uzaklaştıracak değildir. Allah, onların neler yaptığını görüp duruyorيَعمَلُونَ
  7. 2:110Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedirتَعمَلُونَ
  8. 2:134Onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandığınız. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsinizيَعمَلُونَ
  9. 2:139De ki: "Allah hakkında bizimle didişmeye mi gireceksiniz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size. Şu kadar var ki, biz O'na ihlas ile sarılıyoruzأَعمَٰلُنَا
  10. 2:140Yoksa siz, İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakup da ve torunları da hep yahudi ve hıristiyan idiler mi demek istiyorsunuz?" De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah'ın şahitlik ettiği bir hakikatı bile bile inkar edenden daha zâlim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildirتَعمَلُونَ
  11. 2:141Onlar bir ümmet idiler, gelip geçtiler. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandıklarınız. Ve siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsinizيَعمَلُونَ
  12. 2:144Doğrusu, biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranıp durduğunu görüyorduk. Artık seni hoşnud olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü Mescidi Haram'a doğru çevir. Siz de ey müminler, nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru çevirin! Kendilerine kitap verilmiş olanlar da kesinlikle bilirler ki, Rabblerinden gelen o emir haktır. Ve Allah, onların yaptıklarından ve yapmakta olduklarından gafil değildirيَعمَلُونَ
  13. 2:149Hem her nereden yola çıkarsan (namazda) hemen Mescidi Haram'a doğru yüzünü çevir. Bu emir şüphesiz hak, Rabbinden olduğu gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz de değildirتَعمَلُونَ
  14. 2:167Onlara uyanlar da şöyle demektedirler: "Ah, bizim için dünyaya bir dönüş olsaydı da onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!" İşte böylece Allah onlara bütün amellerini, üzerlerine yığılmış hasretler (pişmanlık ve üzüntüler) halinde gösterecektir. Onlar bu ateşten çıkacak değillerdirأَعمَٰلَهُم
  15. 2:217Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ayda savaşmaktan soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak, büyük bir günahtır. Bununla beraber Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, insanları, Mescidi Haram'dan menetmek ve halkını oradan çıkarmak, Allah yanında daha büyük bir günahtır ve fitne, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardırأَعمَٰلُهُم
  16. 2:233Anneler, çocuklarını, emzirmenin tamamlanmasını isteyenler için tam iki yıl emzirirler. Çocuk kendisine ait olan babaya da emzirenlerin yiyecekleri ve giyecekleri geleneklere uygun olarak bir borçtur. Bununla beraber herkes ancak gücüne göre mükellefolur. Çocuğu sebebiyle bir anne de, çocuğu sebebiyle bir baba da zarara sokulmasın. Varise düşen de yine aynı borçtur. Eğer ana ve baba birbirleriyle istişare edip, her ikisinin de rızasıyla çocuğu memeden ayırmak isterlerse kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra bunda da size bir günah yoktur. Bununla beraber Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görürتَعمَلُونَ
  17. 2:234İçinizden vefat edip de geride eşler bırakan kimselerin hanımları, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddet (bekleme) sürelerini bitirdikleri zaman, artık kendileri hakkında meşru bir şekilde yapacakları hareketten size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardırتَعمَلُونَ
  18. 2:237Eğer onları, kendilerine dokunmadan önce boşar ve mehri de kesmiş bulunursanız, o zaman borç, o kestiğiniz miktarın yarısıdır. Ancak kadınlar veya nikâh akdini elinde bulunduran kimse bağışlarsa başka. Ey erkekler! sizin bağışlamanız ise takvaya daha yakındır. Aranızdaki fazileti unutmayın şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız hakkiyle görürتَعمَلُونَ
  19. 2:265Allah'ın rızasını aramak, kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda sabit kılmak için mallarını Allah yolunda harcayanların hâli ise, bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki, ona kuvvetli bir sağnak düşmüş de yemişlerini iki kat vermiştir. Böyle bir bahçeye yağmur düşmese bile mutlaka bir çisenti vardır. Allah, yaptıklarınızı görürتَعمَلُونَ
  20. 2:271Sadakaları açıkça verirseniz o, ne iyi olur; yok eğer onları gizler de fakirlere öyle verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızın birçoğunun bağışlanmasına sebep olur. Bilin ki, Allah, her ne yaparsanız hepsinden haberdardırتَعمَلُونَ
  21. 2:277İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlarوَعَمِلُواْ
  22. 2:283Şayet siz sefer üzere olur bir kâtip de bulamazsanız, o vakit alınmış bir rehin belge yerine geçer. Yok eğer birbirinize güveniyorsanız kendisine güvenilen adam Rabbi olan Allah'dan korksun da üzerindeki emaneti ödesin. Bir de şahitliğinizi inkâr edip gizlemeyin, onu kim inkâr ederse mutlaka onun kalbi vebal içindedir. Her ne yaparsanız Allah onu bilirتَعمَلُونَ
  23. 3:22İşte bunlar öyle kimselerdir ki, dünyada da ahirette de bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktırأَعمَٰلُهُم
  24. 3:30O gün her nefis, ne hayır işlemişse, ne kötülük yapmışsa onları önünde hazır bulur. Yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah, size asıl kendisinden çekinmenizi emreder. Şüphesiz ki Allah, kullarını çok esirgerعَمِلَت
  25. 3:57İman edip iyi işler yapanlara gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmezوَعَمِلُواْ
  26. 3:98De ki: "Ey kitap ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken niçin Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorsunuzتَعمَلُونَ
  27. 3:99De ki: "Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz hâlde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildirتَعمَلُونَ
  28. 3:120Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider, başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eğer sabreder ve Allah'dan gereğince korkarsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onları kendi amelleriyle kuşatmıştırيَعمَلُونَ
  29. 3:136İşte onların mükafatı (ödülleri) Rableri tarafından bağışlanma ve altından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlerdir. Çalışanların mükafatı ne güzeldirٱلعَٰمِلِينَ
  30. 3:153Peygamber sizi arkanızdan çağırıp dururken, siz boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size gam üstüne gam verdi ki, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardırتَعمَلُونَ

Bu kök 313 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.