Kök

وقع

Kur'an'da 24 yerde, 22 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

16 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 4:100'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 19Medenî · 3
fiil · 13isim · 10sıfat · 1

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 14

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

وَقَعَ5لَوَٰقِعٞ3وَاقِعُ2فَقَعُواْ2وَقَعَتِ2ٱلوَاقِعَةُ2يُوقِعَ1فَوَقَعَ1مُّوَاقِعُوهَا1تَقَعَ1وَوَقَعَ1لِوَقعَتِهَا1بِمَوَٰقِعِ1وَاقِعٖ1

Geçtiği ayetler

  1. 4:100Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidirوَقَعَ
  2. 5:91Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil miيُوقِعَ
  3. 7:71(Hûd) dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiç bir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenimوَقَعَ
  4. 7:118Artık hakikat ortaya çıkmış ve onların bütün yaptıkları boşa gitmiştiفَوَقَعَ
  5. 7:134Ne zaman ki, azap üzerlerine çöktü, dediler ki, "Ey Musa! Bizim için Rabbine dua et, sana olan ahdi hürmetine eğer bizden bu azabı kaldırır uzaklaştırırsan, yemin olsun ki, sana kesinlikle iman edeceğiz. Ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğizوَقَعَ
  6. 7:171Hani bir zamanlar biz o dağı gölgelik gibi tepelerine çekmiştik de üzerlerine düşüyor zannettikleri bir sırada demiştik ki; "size verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve içindekini hatırınızdan çıkarmayın, umulur ki korunursunuzوَاقِعُ
  7. 10:51Bu azap meydana geldikten sonra mı iman edeceksiniz, yoksa şimdi mi? Halbuki onun çarçabuk gelmesini istiyordunuzوَقَعَ
  8. 15:29Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanınفَقَعُواْ
  9. 18:53Günahkârlar ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır. Fakat ondan kaçıp sığınacak bir yer bulamazlarمُّوَاقِعُوهَا
  10. 22:65Görmedin mi ki, Allah bütün yerdekileri ve emriyle denizlerde akıp giden gemileri hep sizin buyruğunuz altına verdi. Göğü de izni olmaksızın yere düşmekten o (koruyup havada) tutuyor. Şüphesiz Allah insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidirتَقَعَ
  11. 27:82Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söylerوَقَعَ
  12. 27:85Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlarوَوَقَعَ
  13. 38:72Onu tesviye edip, düzeltip de ruhumdan ona üfledim mi derhal ona secdeye kapanınفَقَعُواْ
  14. 42:22Sen kıyamet günü kazandıkları şeyin cezası başlarına gelirken zalimlerin korkudan titrediklerini görürsün. İman edip salih amel işleyenler ise cennet bahçelerindedirler. Rablerinin yanında onlar için istedikleri her şey vardır. İşte büyük lütuf budurوَاقِعُ
  15. 51:6Ceza ve hesap günü şüphesiz olacaktırلَوَٰقِعٞ
  16. 52:7Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktırلَوَٰقِعٞ
  17. 56:1Olacak vak'a olduğu zamanوَقَعَتِ
  18. 56:2Onun oluşunu yalanlayacak kimse yokturلِوَقعَتِهَا
  19. 56:75Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederimبِمَوَٰقِعِ
  20. 69:15İşte o gün olacak olurوَقَعَتِ
  21. 70:1Bir isteyen, olacak azabı istediوَاقِعٖ
  22. 77:7Herhalde size vaad olunan kesinlikle olacaktırلَوَٰقِعٞ

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.