Kök

ركب

Kur'an'da 15 yerde, 15 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

13 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:239'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 12Medenî · 3
fiil · 10isim · 4sıfat · 1

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 15

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

رُكبَانٗا1مُّتَرَاكِبٗا1وَٱلرَّكبُ1ٱركَبُواْ1ٱركَب1لِتَركَبُوهَا1رَكِبَا1رَكِبُواْ1يَركَبُونَ1رَكُوبُهُم1لِتَركَبُواْ1تَركَبُونَ1رِكَابٖ1رَكَّبَكَ1لَتَركَبُنَّ1

Geçtiği ayetler

  1. 2:239Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın)رُكبَانٗا
  2. 6:99Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardırمُّتَرَاكِبٗا
  3. 8:42O vakit siz vadinin yakın bir yamacında idiniz, onlarsa uzak yamacında idiler. Kervan da sizden daha aşağıda idi. Öyle ki, şayet onlarla sözleşmiş olsaydınız, öyle bir buluşma yeri için mutlaka anlaşmazlık çıkarırdınız. Fakat olması gereken (zafer)in olması için Allah böyle takdir etti. Tâ ki, helak olan apaçık bir delil gördükten sonra helak olsun, sağ kalanlar da yine apaçık bir delilden sonra yaşasın. Kesindir ki Allah, işitendir, bilendirوَٱلرَّكبُ
  4. 11:41Nuh dedi ki; "Allah'ın adıyla binin içine. Onun akışı da, duruşu da (O'nun adıyladır). Hiç şüphesiz Rabbim gerçekten çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidirٱركَبُواْ
  5. 11:42Gemi içindekilerle birlikte, dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna bağırdı: "Yavrucuğum, gel, bizimle beraber bin! Kâfirlerle beraber olmaٱركَب
  6. 16:8Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı. Ve şu anda bilemeyeceğiniz daha nice şeyler yaratacakلِتَركَبُوهَا
  7. 18:71Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi. Musa, ona şöyle dedi: "Geminin içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptınرَكِبَا
  8. 29:65Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlarرَكِبُواْ
  9. 36:42Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdırيَركَبُونَ
  10. 36:72Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlarرَكُوبُهُم
  11. 40:79Kimine binesiniz, kimini de yiyesiniz diye sizin için o yumuşak başlı hayvanları yaratan Allah'tırلِتَركَبُواْ
  12. 43:12Allah bütün çiftleri yaratmıştır. Sizin için bineceğiniz gemiler ve hayvanlar var etmiştirتَركَبُونَ
  13. 59:6Allah'ın, onlardan peygamberine verdiği ganimetlere gelince siz onun üzerine ne at, ne de deve sürmediniz. Fakat Allah peygamberini, dilediği kimselerin üzerine salar. Allah her şeye kadirdirرِكَابٖ
  14. 82:8Seni dilediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturduرَكَّبَكَ
  15. 84:19Ki, siz elbette halden hale geçeceksinizلَتَركَبُنَّ

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.