Kök

طغي

Kur'an'da 39 yerde, 39 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

27 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:15'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 29Medenî · 10
isim · 24fiil · 13sıfat · 2

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 21

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

طُغيَٰنِهِم5طَغَىٰ5طُغيَٰنٗا4ٱلطَّـٰغُوتَ3تَطغَواْ3ٱلطَّـٰغُوتِ2طَٰغِينَ2طَاغُونَ2بِٱلطَّـٰغُوتِ1ٱلطَّـٰغُوتُ1وَٱلطَّـٰغُوتِ1يَطغَىٰ1لِلطَّـٰغِينَ1أَطغَيتُهُ1وَأَطغَىٰ1بِٱلطَّاغِيَةِ1طَغَا1لِّلطَّـٰغِينَ1طَغَواْ1بِطَغوَىٰهَآ1لَيَطغَىٰٓ1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:15(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verirطُغيَٰنِهِم
  2. 2:256Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilirبِٱلطَّـٰغُوتِ
  3. 2:257Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlarٱلطَّـٰغُوتُ
  4. 4:51Şu kendilerine kitaptan (okuma yazmadan) bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun! Onlar puta ve şeytana inanıyorlar. Ve Allah'ı tanımayanlara, "Bunlar, müminlerden daha doğru yoldadır." diyorlarوَٱلطَّـٰغُوتِ
  5. 4:60Şunları görmüyor musun? Kendilerinin sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri sürüyorlar da tağuta inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, tağut önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar iyice sapıklığa düşürmek istiyorٱلطَّـٰغُوتِ
  6. 4:76İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde siz şeytanın taraftarlarına karşı savaşın. Çünkü şeytanın hilesi zayıftırٱلطَّـٰغُوتِ
  7. 5:60De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardırٱلطَّـٰغُوتَ
  8. 5:64Yahudiler, "Allah'ın eli çok sıkıdır" dediler. Söyledikleri söz sebebiyle onların elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Aksine Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü azdırıyor. Biz, onların aralarına tâ kıyamete kadar düşmanlık ve kin atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozğunculuğa koşarlar. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmezطُغيَٰنٗا
  9. 5:68De ki: "Ey kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça bir esas üzerinde değilsiniz. Şüphesiz ki, Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlığını ve inkârını artıracaktır. Şu halde kâfir olan bir toplum için üzülmeطُغيَٰنٗا
  10. 6:110Biz onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de, onlar, ilkin iman etmedikleri gibi, gene de iman etmezler. Biz de onları taşkınlıkları içerisinde kör ve şaşkın bırakırızطُغيَٰنِهِم
  11. 7:186Allah kimi saptırırsa onu yola getirecek bir kimse yoktur. O, onları kendi hâllerine bırakır ve kendi azgınlıkları içinde yuvarlanıp giderlerطُغيَٰنِهِم
  12. 10:11Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de alelacele verseydi, onların hemen ecellerini getiriverirdi. Fakat bize kavuşmayı ummayanları kendi hallerine bırakırız da azgınlıkları içinde bocalayıp giderlerطُغيَٰنِهِم
  13. 11:112İşte bundan dolayı emrolunduğun gibi doğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de (doğru olsunlar). Aşırı gitmeyin! Muhakkak ki O, bütün yaptıklarınızı görüp durmaktadırتَطغَواْ
  14. 16:36Andolsun ki biz her ümmete, "Allah'a ibadet edin ve putlara tapmaktan sakının." diye bir peygamber gönderdik. Allah, bu ümmetlerden bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık hak olmuştur. Şimdi yer yüzünde bir gezip dolaşın da bakın ki, peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu bir görünٱلطَّـٰغُوتَ
  15. 17:60Vaktiyle sana şöyle vahyettiğimizi hatırla: "Şüphesiz Rabbin insanları kuşatmıştır." (İsrâ gecesi) sana açıkça gösterdiğimiz o temâşâyı ve Kur'ân'da lanet edilen ağacı da, yalnız insanlara bir imtihan için yapmışızdır. Biz onları, korkutuyoruz, fakat bu onlara ancak büyük bir taşkınlıktan başka bir sonuç vermiyorطُغيَٰنٗا
  16. 18:80Oğlana gelince, onun anababası mümin kimselerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktukطُغيَٰنٗا
  17. 20:24Firavun'a git, çünkü o hakikaten azdıطَغَىٰ
  18. 20:43Firavun'a gidin, çünkü o gerçekten azdıطَغَىٰ
  19. 20:45(Musa ile Harun) "Rabbimiz! Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız" dedilerيَطغَىٰ
  20. 20:81Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o mahvolurتَطغَواْ
  21. 23:75Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdiطُغيَٰنِهِم
  22. 37:30Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdinizطَٰغِينَ
  23. 38:55Bu, böyledir. Şüphesiz azgınlar için de fena bir gelecek vardırلِلطَّـٰغِينَ
  24. 39:17Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlaradır. Haydi müjdele kullarımıٱلطَّـٰغُوتَ
  25. 50:27Yanındaki arkadaşı (şeytan) der ki: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydiأَطغَيتُهُ
  26. 51:53Onlar birbirlerine bunu mu tavsiye ettiler? Hayır onlar azgın bir kavimdirطَاغُونَ
  27. 52:32Onların akılları mı bunu emreder yoksa onlar azgın bir topluluk mudurطَاغُونَ
  28. 53:17(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadıطَغَىٰ
  29. 53:52Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştıوَأَطغَىٰ
  30. 55:8Sakın tartıda taşkınlık etmeyinتَطغَواْ

Bu kök 39 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.