Kök

اخو

Kur'an'da 96 yerde, 80 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Bir evde miras konuşuluyor. Kim kime yakın, kimin hakkı var, hepsi masada. Kur’an’daki kardeş sözü önce kan bağını ve doğan hakları anlatır. Sonra kavmin içinden konuşan elçiyi, inançla kurulan dayanışmayı da kapsar. Kötülükte birleşenleri ve benzer toplulukları da böyle adlandırır.

Türkçedeki izi

ahi
Ahilikteki ‘ahi’, Arapçadaki kardeş anlamından gelir.

Tanıdık kelimelerle kıyas

  • bu kökileكيل(kile)

    kyl ölçüyü ve miktarı anlatır. Kardeş ise bağı ve sorumluluğu. Kısacası kyl miktarı düzenler, kardeş ilişkileri kurar.

    • 7:85Burada ‘ölçüyü ve tartıyı tam yapın’ denir; miktar konuşulur.
    • 3:103Burada ‘kardeşler’ olma, kalplerin birleşmesiyle kurulan bağdır.

Müfessir diliyle

Aynı asla veya aynı hizaya mensubiyetle doğan yakınlık; bu yakınlığın gerektirdiği karşılıklı sahiplenme ve yükümlülük.

Lafız çoğunlukla soy bağını gösterir: miras ve hısımlıkta, somut yakınlık ve hak-doğuran ilişki (4:11; 4:12; 4:176; 4:23; 12:58-90). Aynı lafız, bir topluluğun içinden olmayı ve içerden konuşmayı da ifade eder: elçilerin ‘onların içinden olan’ konumu (7:65; 11:50; 26:124; 26:142; 26:161; 29:36). Mecazda ise, inançta birlikten doğan dayanışma (3:103; 9:11; 2:220; 15:47) yahut kötülükte aynı safta yer alış (17:27; 7:202; 59:11) anlatılır. ‘Uht’ biçimi, benzer türden yoldaş topluluğu için de kullanılır (7:38).

Somuttan soyuta

Somut akrabalıktan (miras, evlilik yasakları, Yusuf kıssası: 4:11; 4:23; 12:58-90) topluluk ve yöneliş birlikteliğine (3:103; 9:11), oradan da kötü ortaklıklara (17:27; 7:202) ve benzer-ümmet ilişkisine (7:38) genişler.

Kardeş köklerden farkı

  • كيلile farkı

    kyl, niceliğin paylaştırılması/ölçülmesini bildirir; axw ise ortak asıl veya hizadan doğan bağ ve bundan türeyen dayanışma/mesuliyeti ifade eder. Biri miktarı düzenler, diğeri ilişkileri konumlandırır.

Anlam alanları · 5

  1. Nesep ve hısımlık

    Soydan gelen yakınlık, hukuki pay ve mahremiyet sınırları doğurur.

  2. Topluluğun içinden olma

    Elçilerin, hitap ettikleri kavimle aynı asıldan/zeminden gelişi, içeriden söz söyleme meşruiyeti verir.

  3. İnançta birlik ve dayanışma

    Kalplerin birleştirilmesiyle doğan yakınlık, karşılıklı koruma ve nezaket yükümlülükleri üretir.

  4. Kötülükte ortaklık ve hizalanma

    Aynı sapma çizgisinde olanların birbirini sürükleyen yakınlığı.

  5. Ahlak ve hukukta hatırlatıcı yakınlık

    Yakınlığın, bağışlama, hak gözetme ve gıybetten sakınma gibi ödevler doğurduğu bağlamlar.

Biçimlerin kullanımı

أَخ
Tekil; soyca yahut safta yakın kişi; hem hakiki hem mecazî muhatap (12:69; 2:178; 26:124; 20:30).
أُخْت
Dişi eş; hem gerçek hısım (20:40; 28:11) hem de benzer topluluk/ümmet için mecaz (7:38).
إِخْوَةٌ
Çoğul; aynı ana-babadan gelen topluluk, somut kardeşlik kümesi (12:5; 12:58; 12:100; 4:11).

Güven: Güçlü · incelenen 60 ayetin 30'i açıklandı (%50) · toplam 80 ayetten dengeli örnek

Çok sayıda farklı bağlamda tutarlı bir çekirdek anlam gösteriyor ve somut-mecaz tüm kullanımlar listede mevcut.

Açık soru: İkhwa (إِخْوَة) ile başka çoğul kalıplar arasındaki nüans, yer yer sezilse de tüm örnekler listede olmadığı için kesinleştirilemeyebilir.

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

31 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:178'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 55Medenî · 25
isim · 96

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 53

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

أَخِيهِ10أَخَاهُم8أَخِي4وَأَخِيهِ4أَخَاهُ4إِخوَٰنِهِنَّ4أَخُوهُم4فَإِخوَٰنُكُم3لِإِخوَٰنِهِم3وَأَخَاهُ3إِخوَةٞ2أُختٞ2وَأَخَوَٰتُكُم2وَأَخِي2أَخَانَا2أَخَوَٰتِهِنَّ2إِخوَٰنٗا1أَخٌ1ٱلأَخِ1ٱلأُختِ1ٱلأُختَينِ1إِخوَةٗ1وَإِخوَٰنِهِم1أُختَهَا1لِأَخِيهِ1وَلِأَخِي1وَإِخوَٰنُهُم1وَإِخوَٰنَكُم1وَإِخوَٰنُكُم1إِخوَتِكَ1وَإِخوَتِهِٓ1وَأَخُوهُ1إِخوَةُ1بِأَخٖ1أَخُوكَ1أَخٞ1إِخوَتِيٓ1إِخوَٰنًا1إِخوَٰنَ1يَـٰٓأُختَ1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:178Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardırأَخِيهِ
  2. 2:220Dünya ve ahiret hakkında (düşünürsünüz.) Sana bir de yetimlerden soruyorlar. De ki: Onlar hakkında yapacağınız bir ıslah, işlerine karışmamaktan daha hayırlıdır. Eğer onlara karışırsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyla ıslah ediciyi bilir, birbirinden ayırd eder. Eğer Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidirفَإِخوَٰنُكُم
  3. 3:103Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresinizإِخوَٰنٗا
  4. 3:156Ey iman edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayın. Allah bunu, onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görmektedirلِإِخوَٰنِهِم
  5. 3:168Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: "Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi" dediler. Onlara de ki: "Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırınızلِإِخوَٰنِهِم
  6. 4:11Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır. Eğer ölen, ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da, mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa, ananın payı üçte birdir. Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biriananındır. Bu paylar, ölenin borçları ödenip, vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz. Bütün bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah alîmdir, hakîmdirإِخوَةٞ
  7. 4:12Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Şâyet bir çocukları varsa o zaman mirasın dörtte biri sizindir. Bu paylar, ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa, borcu ödendikten sonra verilir. Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz, geriye bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Şâyet çocuklarınız varsa o zaman bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır. Bu paylar, yaptığınız vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz ödendikten sonra verilir. Eğer ölen bir erkek veya kadının çocuğu ve babası bulunmadığı halde kelâle olarak (yan koldan) mirasına konuluyor ve kendisinin bir erkek veya kızkardeşi bulunuyorsa, bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler. Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu ödendikten sonra verilir. Bunlar, Allah tarafından bir emirdir. Allah her şeyi bilen ve yarattıklarına çok yumuşak davranandırأَخٌ
  8. 4:23Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidirوَأَخَوَٰتُكُم
  9. 4:176Senden fetva istiyorlar. Deki: "Allah size kelâle (babasız ve çocuksuz kimse) nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan, fakat kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse, bıraktığı malın yarısı o (kız kardeşi)nundur. Çocuğu olmayan kız kardeş ölürse, erkek kardeş ona varis olur. Eğer (ölenin) iki kız kardeşi varsa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkek ve kız olurlarsa, erkeğin hissesi, iki kızın hissesi kadardır. Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendirأُختٞ
  10. 5:25Musa: "Ey Rabbim! Ben, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum, artık bizimle bu fâsık kavmin arasını ayır" dediوَأَخِي
  11. 5:30Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan olduأَخِيهِ
  12. 5:31Derken Allah bir karga gönderdi, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu. "Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim ben?" dedi ve pişman olanlardan olduأَخِيهِ
  13. 6:87Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettikوَإِخوَٰنِهِم
  14. 7:38Allah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver". Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsinizأُختَهَا
  15. 7:65Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik): "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dediأَخَاهُم
  16. 7:73Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azap yakalarأَخَاهُم
  17. 7:85Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan (insan)lar iseniz, böylesi sizin için daha iyidirأَخَاهُم
  18. 7:111Onlar da "onu ve kardeşini beklet, şehirlere de toplayıcılar gönder." dedilerوَأَخَاهُ
  19. 7:142Ve Musa'ya otuz geceye vaat verdik ve süreye bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin mikatı (tayin ettiği vakit) tam kırk gece oldu. Musa, kardeşi Harun'a şöyle dedi: Kavmim içinde benim yerime geç, ıslaha çalış ve bozguncuların yolundan gitmeلِأَخِيهِ
  20. 7:150Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndüğünde şöyle dedi: "Bana arkamdan ne kötü bir halef oldunuz! Rabbinizin emriyle dönüşümü beklemeden acele mi ettiniz?" Elindeki levhaları bıraktı ve kardeşi Harun'u başından tutarak kendine doğru çekmeye başladı. Harun, "Ey anamın oğlu!" dedi, "inan ki, bu kavim beni güçsüz buldu, az daha beni öldürüyorlardı, sen de bana böyle yaparak düşmanları sevindirme ve beni bu zalim kavimle bir tutmaأَخِيهِ
  21. 7:151Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisinوَلِأَخِي
  22. 7:202Şeytanların kardeşlerine gelince, onlar öbürlerini sapıklığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlarوَإِخوَٰنُهُم
  23. 9:11Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarızفَإِخوَٰنُكُم
  24. 9:23Ey iman edenler! Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden hoşlanıyorlarsa, onları dost edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse işte onlar da zalimlerin ta kendileridirوَإِخوَٰنَكُم
  25. 9:24Onlara de ki; eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız evler ve meskenler, size Allah ve Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah böyle fasıklar topluluğuna hidayet nasip etmezوَإِخوَٰنُكُم
  26. 10:87Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verinوَأَخِيهِ
  27. 11:50Âd kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuzأَخَاهُم
  28. 11:61Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir tanrınız daha yoktur. Sizi topraktan O meydana getirdi. Sizi orada ömür sürmeye O memur etti. Bu sebepten O'nun mağfiretini isteyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır, dualarınızı kabul ederأَخَاهُم
  29. 11:84Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın. Ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Bununla beraber yine de sizi kuşatacak bir gününazabından korkuyorumأَخَاهُم
  30. 12:5(Babası) "Yavrucuğum! "dedi, "rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdırإِخوَتِكَ

Bu kök 80 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.