Bakara sûresi · 146. ayet
O kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin âlimleri onu o peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar, böyle iken içlerinden bir takımı gerçeği bile bile gizlerler
Elmalılı Hamdi Yazır meali · 2:146
Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.
Bağlar
Yankılar
Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.
الذين ءاتينهم الكتب يعرفونه كما يعرفون ابناءهم
7 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.
Bağlantılı ayetler
- 6:20 · neredeyse birebir aynıKendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, Peygamber'i, kendi oğullarını bildikleri gibi, bilirler. Kendilerine yazık edenler var ya! İşte onlar iman etmezlerا ت يك ت بع ر فب ن ي
- 3:71 · 3 kelimelik ortak ifadeEy kitap ehli! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuzك ت بك ت مح ق ق
- 2:42 · 3 kelimelik ortak ifadeHakk'ı batıla karıştırıp da, bile bile hakkı gizlemeyinك ت مح ق ق
- 3:100 · aynı kelimelerEy iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlarا ت يك ت بف ر ق
- 38:84 · aynı kelimelerAllah buyurdu ki: "O doğru, ben hep doğruyu söylerimح ق ق
- 28:52 · aynı kelimelerOndan (Kur'ân'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederlerا ت يك ت ب
- 3:23 · aynı kelimelerGörmüyor musun, o kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanlar, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına davet olunuyorlar da, sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyorlarا ت يك ت بف ر ق
- 2:101 · aynı kelimelerÜstelik Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, Allah'ın kitabını sırtlarından geriye attılar, sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi yaptılarا ت يك ت بف ر ق
- 2:121 · aynı kelimelerKendilerine kitabı verdiğimiz ehliyetli kimseler onu, tilavetinin hakkını vererek okurlar. İşte onlar, ona iman ederler. Her kim de onu inkâr ederse, işte o inkârcılar hüsran içindedirlerا ت يك ت بح ق ق
- 84:7 · aynı kelimelerO vakit kitabı sağ eline verilenا ت يك ت ب
Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.
Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.
Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).