Kök
نطق
Kur'an'da 12 yerde, 11 ayette geçer.
Önerilen okuma
Kur'an içi çıkarımKısaca
Bir meydanda putlara soru soruluyor, ses çıkmıyor. Ama bir gün deriler ve kayıtlar konuşuyor, olanı açıkça ortaya koyuyor. Bu kök, içte olanın sesle dışa çıkmasıdır ve çoğu kez şahitlik eder, muhatap olmasa da sözün kendisi belirir.
Türkçedeki izi
- nutuk
- Arapça nutuk’tan gelir, açıkça söz söyleme demek.
- mantık
- Arapça mantık’tan gelir, konuşma ve düşünme bağına işaret eder.
Tanıdık kelimelerle kıyas
bu kökileكلم(kelam, kelime)
Bu kök açık beyanın kendisini anlatır, çoğu kez şahitliktir. Muhatap şart değil. Kelâm ise birine yönelmiş sözdür. Kısacası bu kök açık beyan, kelâm hitap.
Müfessir diliyle
İçte olanı sesle dışa vurup belirginleştirmek; özellikle cevap ve tanıklık teşkil eden açık beyan.
Putların aczi ve kıyamette bazılarının dilsiz kalışı, nṭq’un önce bir kudret/edim olarak sesli beyanı gösterdiğine işaret eder (21:63, 21:65; 37:92; 27:85; 77:35). Buna karşılık kitabın “bil‑hak” hükmü açıkça ortaya koyması ve derilerin “bizi Allah dile getirdi” demesi, nṭq’un çoğu kez delil ve şahitlik değeri taşıyan beyanı adlandırdığını gösterir (23:62; 45:29; 41:21).
Somuttan soyuta
Somut sesli edim (insan ve kuşların ses düzeni) zemininde başlar (27:16; 51:23), oradan kayıtların ve uzuvların “dile gelişi”ne, yani şahitlik eden beyana yükselir (23:62; 45:29; 41:21).
Kardeş köklerden farkı
Anlam alanları · 4
Doğrudan sesli beyan
İnsanın apaçık seslendirmesi ve kuşların ses düzeni; edimin kendisi vurgulanır.
Acziyet ve susturuluş
Putların ve bazı kimselerin sesli beyan üretememesi; kudretin yokluğu yahut kesilişi.
Delil/şahitlik olarak beyan
Kayıtlı hakikati ortaya koyan, aleyhe/lehe işleyen açık ifade.
İlâhî kaynak ve sevk
Sesli beyanı var eden, ona doğrultu veren ilâhî tasarruf.
Biçimlerin kullanımı
- يَنطِقُ
- Sesli beyan üretir; çoğu kez cevap veya şahitlik değeri taşır.
- أَنطَقَ
- Bir şeyi sesli beyana kadir kılar; ifade ettirir (41:21).
- مَنطِق
- Sesli ifadenin düzeni/sistemi; kuşların ses kodu (27:16).
Güven: Güçlü · incelenen 11 ayetin 11'i açıklandı (%100)
Kök farklı bağlamlarda geçer ama hepsinde sesli, açık ve çoğu kez delil mahiyetinde beyan ortak paydadır.
Açık soru: Kitabın ve uzuvların “dile gelişi”nin mahiyeti (hakikî ses mi, okunur kayıt mı) siyaktan tam belirgin değildir.
Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.
Aldığı yüzler · 6
Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.
Geçtiği ayetler
- 21:63İbrahim: "Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dediيَنطِقُونَ
- 21:65Sonra yine (eski) kafalarına döndüler: "And olsun ki (ey İbrahim!) bunların konuşmayacağını (sen de) bilirsin." dedilerيَنطِقُونَ
- 23:62Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlarيَنطِقُ
- 27:16Süleyman Davud'a varis olup dedi ki: "Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden (nasip) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütufturمَنطِقَ
- 27:85Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlarيَنطِقُونَ
- 37:92(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi)تَنطِقُونَ
- 41:21Onlar derilerine: "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de: "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu, sizi ilk defa yaratan O'dur ve siz yine O'na döndürülüyorsunuz" derlerأَنطَقَ
- 45:29İşte kitabınız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü biz sizin yaptıklarnızı hep kaydediyorduk." (denir)يَنطِقُ
- 51:23Gök ve yerin Rabbine andolsun ki size edilen o vaad, herhalde haktır. O tıpkı sizin konuşmanız gibi gerçektirتَنطِقُونَ
- 53:3O, hevâdan (arzularına göre) konuşmazيَنطِقُ
- 77:35Bugün, konuşamıyacakları gündürيَنطِقُونَ
Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.