Kök

اوب

Kur'an'da 17 yerde, 17 ayette geçer.

Kur'an'daki izi

8 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 3:14'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 14Medenî · 3
isim · 15fiil · 1sıfat · 1

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 11

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

مَـَٔابٖ5أَوَّابٌ2أَوَّابٞ2ٱلمَـَٔابِ1مَـَٔابِ1لِلأَوَّـٰبِينَ1أَوِّبِي1أَوَّابٍ1مَـَٔابٗا1مَـَٔابًا1إِيَابَهُم1

Geçtiği ayetler

  1. 3:14İnsanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. Oysa varılacakyerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah katındadırٱلمَـَٔابِ
  2. 13:29Onlar ki, iman etmişler ve salih ameller işlemişlerdir, ne mutlu onlara, varacakları yer de ne güzeldirمَـَٔابٖ
  3. 13:36Bir de kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen (vahiy) le sevinç duyuyorlar. Bununla beraber hizipleşenlerden, âyetlerin bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: "Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben O'na davet ediyorum, dönüşüm de O'nadırمَـَٔابِ
  4. 17:25Rabbiniz içinizden geçenleri çok iyi bilir. Eğer iyi kimseler olursanız elbette Allah çok tevbe edenleri bağışlayıcıdırلِلأَوَّـٰبِينَ
  5. 34:10Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik. "Ey dağlar! Onunla beraber tesbih edin." dedik ve bunu kuşlara da (emrettik) ve ona demiri yumuşattıkأَوِّبِي
  6. 38:17Şimdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Çünkü o, zikir ve tesbih ile bize yönelmiştiأَوَّابٌ
  7. 38:19Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdiأَوَّابٞ
  8. 38:25Biz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardırمَـَٔابٖ
  9. 38:30Bir de Davud'a Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel kuldu. Çünkü o seslice tesbih edip Allah'a yönelirdiأَوَّابٌ
  10. 38:40Şüphesiz ki ona huzurumuzda bir yakınlık ve güzel bir makam vardırمَـَٔابٖ
  11. 38:44(Bir de dedik ki): "Eline bir demet al da onunla (eşine) vur; yemininde durmamazlık etme." Doğrusu biz onu sabırlı bulduk. O ne güzel kul! O hakikaten daima Allah'a yönelmektedirأَوَّابٞ
  12. 38:49İşte bu bir öğüttür. Şüphesiz korunan müttakiler için herhalde güzel bir istikbal (güzel bir dönüş yeri) vardırمَـَٔابٖ
  13. 38:55Bu, böyledir. Şüphesiz azgınlar için de fena bir gelecek vardırمَـَٔابٖ
  14. 50:32Onlara denir ki: "İşte size vaad edilen bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan ve O'na yönelen bir kalple gelenlere mahsusturأَوَّابٍ
  15. 78:22Azgınlar için son varılacak yer olmuşturمَـَٔابٗا
  16. 78:39İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutarمَـَٔابًا
  17. 88:25Kuşkusuz onlar döne dolaşa bize geleceklerإِيَابَهُم

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.