Fussilet sûresi · 29. ayet

kelimeler okundukça parlarbitince sonraki ayete geçer

İnkâr edenler: "Ey Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi doğru yoldan saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım, böylece cehennemin en altında kalanlardan olsunlar." diyeceklerdir

Elmalılı Hamdi Yazır meali · 41:29

Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.

س ف لق د مت ح تا ن سض ل ل

Bağlar

Yankılar

Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.

Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.

Bağlantılı ayetler

  1. 51:56 · aynı kelimelerBen cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattımج ن نا ن س
  2. 72:5 · aynı kelimelerDoğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışızج ن نا ن س
  3. 72:6 · aynı kelimelerDoğrusu insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da onların şımarıklıklarını artırırlardıج ن نا ن س
  4. 37:98 · aynı kelimelerBöylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdükس ف ل
  5. 27:17 · aynı kelimelerCinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları Süleyman'ın hizmetinde toplandı, hepsi bir arada (onun tarafından) düzenli olarak sevkediliyorduج ن نا ن س
  6. 46:18 · aynı kelimelerİşte onlar kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları içerisinde haklarında azab vaadi hak olmuş kimselerdir. Onlar gerçekten hüsrana uğramışlardırج ن نا ن س
  7. 7:38 · aynı kelimelerAllah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver". Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsinizض ل لج ن نا ن س
  8. 17:88 · aynı kelimelerEy Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdirج ن نا ن س
  9. 47:8 · aynı kelimelerİnkâr edenlere gelince, artık yıkım onlara. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştırك ف رض ل ل
  10. 55:74 · aynı kelime ailesiBunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuşturج ن نا ن س
Yolu sürdüraynı kelimeler → 51:56

Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.

Yollar

Bu ayet dua zincirinde

92. dua · Ey Rabbimizölçüm: rabbenâ · nidâ hâli · zincirdeki yerinden yürü

Aynı kalıpla açılan ve ortak kelime paylaşan dualar. Ölçüm bu kadarını söyler — ne istendiğini okuyan kurar.

  1. 7:38 · 5 ortak kelimeAllah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver". Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsiniz
  2. 3:147 · 4 ortak kelimeOnların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret, Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!" demekten ibaretti
  3. 6:128 · 4 ortak kelime(Allah), onların hepsini topladığı gün, cinlere: "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der. İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık". Allah da: "Sizin durağınız cehennemdir. Orada, Allah'ın dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksınız" der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir
  4. 60:4 · 4 ortak kelimeİbrahim'de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir misal vardır, onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir." Yalnız İbrahim'in babasına: "Senin için mağfiret dileyeceğim, fakat senin için Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi (önlemeye) gücüm yetmez." demesi hariç. Rabbimiz! Yalnız sana dayandık, sana yöneldik. Dönüşümüz de ancak sanadır

Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.

Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).