Fussilet sûresi · 17. ayet
Semûd kavmine gelince, biz onlara doğru yolu gösterdik. Fakat onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Bunun üzerine kazandıkları kötülük yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları çarpıverdi
Elmalılı Hamdi Yazır meali · 41:17
Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.
Bağlar
Yankılar
Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.
بما كانوا يكسبون
3 kelimelik yankı · Kur'an'da 8 yerde
- 10:8İşte bunların kendi elleriyle ettikleri yüzünden varacakları yer cehennemdir
- 6:129İşte biz böylece, kazandıkları günahlardan dolayı zalimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız
- 9:82Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar
ve 4 yerde daha — burada gösterilmiyor.
Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.
Bağlantılı ayetler
- 51:44 · aynı kelimelerOnlarsa Rablerinin emrine karşı büyüklük tasladılar. Bunun üzerine kendilerini, bakıp dururlarken yıldırım yakalayıp, çarptıا خ ذص ع ق
- 16:107 · aynı kelimelerBu (azab) şundan dolayıdır ki, onlar, dünya hayatını sevmiş ve onu ahirete tercih etmişlerdir. Allah da kâfirler topluluğunu hidayete erdirmezه د يح ب ب
- 2:55 · aynı kelimelerHani bir zamanlar "Ey Musa biz Allah'ı açıkça görmedikçe senin sözünle asla inanmayacağız." demiştiniz de bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı ve siz de bakakalmıştınızا خ ذص ع ق
- 92:12 · aynı kelimelerDoğru yolu göstermek muhakkak bize aittirه د ي
- 26:62 · aynı kelimelerMusa: "Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektirه د ي
- 41:13 · aynı kelimelerEğer onlar, yine yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizi Âd ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir yıldırıma karşı uyardımص ع ق
- 96:11 · aynı kelimelerGördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olurه د ي
- 15:84 · aynı kelimelerKazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadıك س ب
- 85:18 · aynı kelimelerYani Firavun ve Semud'un
- 41:44 · aynı kelimelerEğer biz onu yabancı dilden bir Kur'ân yapsaydık onlar mutlaka: "Bu kitabın âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Arap bir peygambere yabancı dil, öyle mi?" derlerdi. Sen de ki: "O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır." İman etmeyenlerin kulaklarında ise bir ağırlık vardır. Kur'ân onlara göre bir körlüktür. Sanki onlar uzak bir yerden çağrılıyorlar (da duymuyorlar)ه د يع م ي
Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.
Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.
Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).