Bakara sûresi · 49. ayet

kelimeler okundukça parlarbitince sonraki ayete geçer

(Hem hatırlayın ki bir zaman) sizi Firavun ailesinden (yakın çevresi, ev halkı) de kurtardık, (onlar) size azabın en kötüsünü (acı veren ceza) reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı

Altın parantezler meal değildir: ennur'un Kur'an içi çıkarımıdır. Meal metnine dokunulmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır meali · 2:49

Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.

ذ ب حس و مب ل ون س ون ج و

Bağlar

Yankılar

Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.

Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.

Bağlantılı ayetler

  1. 7:141 · neredeyse birebir aynıHani sizi, Firavun sülâlesinin elinden kurtardığımız zaman, hatırlasanıza, size azabın kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük imtihan vardıن ج وا و لس و مس و ا
  2. 14:6 · neredeyse birebir aynıMusa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, bir vakit sizi Firâvun ailesinden kurtardı. Onlar sizi işkencenin en kötüsüne sürüyorlar ve oğullarınızı kesip kadınlarınızı da diri bırakıyorladı. Ve bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardırن ج وا و لس و مس و ا
  3. 28:4 · 4 kelimelik ortak ifadeÇünkü Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını parça parça etmişti. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Belli ki o bozgunculardandıذ ب حب ن يح ي ين س و
  4. 7:127 · 3 kelimelik ortak ifadeFiravun kavminin ileri gelenleri dediler ki: "Seni ve ilâhlarını terketsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar diye mi Musa'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?" Firavun da dedi ki: "Onların oğullarını öldüreceğiz, kızlarını sağ bırakacağız ve onlar üzerinde kahredici bir üstünlüğe sahibizب ن يح ي ين س و
  5. 40:25 · aynı kelimelerBunun üzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: "Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun." dediler. Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadırب ن يح ي ين س و
  6. 37:115 · aynı kelimelerHem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardıkن ج وع ظ م
  7. 40:45 · aynı kelimelerAllah o mümini, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun'un adamlarını ise, o kötü azab kuşattıا و لس و ا
  8. 26:156 · aynı kelimelerSakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverirس و اع ظ م
  9. 7:167 · 3 kelimelik ortak ifadeO Vakit Rabbin işte şu ahdi ilan edip bildirdi ki: Kıyamet gününe kadar onlara en kötü muameleyi yapacak olan kimseleri başlarına gönderecektir. Muhakkak ki, Rabbin hızla cezalandırandır ve yine muhakkak ki O, çok affedici, çok merhametlidirس و مس و ا
  10. 37:106 · aynı kelimelerŞüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)ب ل و
Yolu sürdürneredeyse birebir aynı → 7:141

Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.

Yollar

Bu ayet bir kıssada

Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.

Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).