Kök

حرم

Kur'an'da 83 yerde, 71 ayette geçer.

Önerilen okuma

Kur'an içi çıkarım

Kısaca

Bir alanın çevresine ip gerildiğini düşün, içeri herkes giremiyor. حرم kökü böyle sınır çekip bir şeyi korumaya almak demek; Kâbe ve haram aylar gibi yer ve zamana, yiyecek ve işlere, hatta cana da bu statü verilir. Bazen bu kapatma ceza olarak mahrum bırakır, bazen de sadece erişimi engeller.

Türkçedeki izi

haram
Yasak ve dokunulmaz anlamında günlük dilde kullanılır.
harem
Korunan özel alan demektir, aynı sınır fikrini taşır.
ihram
Hacda girilen özel durum; bazı işler kişiye kapatılır.

Tanıdık kelimelerle kıyas

  • bu kökileخنزر(hınzır, domuz)

    حرم bir şeye kapalı statü verir. خنزر ise sadece hayvanın adıdır. Kısacası حرم kapatır, خنزر ad verir.

    • 2:173Burada bazı yiyecekler insanlara kapatılıyor.
    • 6:145Burada domuz adı geçer; konu adın kendisidir.
  • bu kökileهلل(hilal)

    هلل keserken kime adandığını anmayı anlatır. حرم ise doğrudan kapalı statü koyar. Kısacası هلل adanışı söyler, حرم erişimi kapatır.

    • 2:173Burada حرم, yemeyi kapatır.
    • 6:145Adına kesmek vurgusu var; çağrı anlamı önde.
  • bu kökileحلل(helal, halletmek)

    حلل bağları çözer ve alanı açar. حرم bunun tersidir, sınır koyar. Kısacası حلل serbest bırakır, حرم kapatır.

    • 2:275Burada faiz kapatılmıştır; haram geçer.
    • 2:275Aynı ayette alışveriş serbest bırakılmıştır; helal geçer.

Müfessir diliyle

Bir şeyi sınır çekip dokunulmaz alana koymak; böylece erişimi ve tasarrufu belirli kimselere kapatmak.

Kök, mekân ve zaman için korunaklı/statülü bir alan işaret eder: el‑mescidü’l‑harâm, eş‑şehrü’l‑harâm (2:144; 9:36). Aynı çekirdek, fiiller ve nesneler üzerinde de işler; belli şeyleri kişilere karşı ‘kapalı’ kılar (2:173; 4:23; 7:157), canı ise ‘dokunulmaz’ kılar (6:151; 17:33). Bu kapama bazen cezaya yahut tedbire bağlı mahrum bırakma biçiminde tecelli eder (5:72; 4:160; 5:26), bazen de salt fiilî engelleme olur (28:12).

Somuttan soyuta

Somut/duyusal: belirli yer ve zamanın sınırlandırılmış, korunaklı kılınması (2:144; 9:36) ve hac ihramı (5:1; 5:95). Buradan, davranışlar/nesneler üzerinde erişimi kapatma (2:173; 7:157) ve nihayet uhrevî/kaçınılmaz hüküm düzeyine (5:72; 21:95) yükselir.

Kardeş köklerden farkı

  • خنزرile farkı

    Bu kök belirli bir varlığı adlandırır; حرم ise bir şeye sınır çekme/erişimi kapatma fiilidir. Domuz eti ‘nesne’, حرم onun statüsünü belirler (kapalı kılar).

  • هللile farkı

    هلل, kesim sırasında kime adandığını/çağrıyı anlatır (adak‑hitap biçimi); حرم ise bir şeyi bizzat erişime kapalı statüye taşır.

  • حللile farkı

    حلل bağları çözüp alanı açar (serbest kılar); حرم sınır çekip dokunulmaz/kapalı kılar. İkisi karşıt kutuplar olarak birlikte geçer.

Anlam alanları · 5

  1. Mekân ve zamanın dokunulmaz kılınması

    Belirli yer ve aylar korunaklı statüye alınır; ihlâl başkaca sonuçlar doğurur.

  2. Fiil ve nesnelerde kapatma (normatif sınır)

    Bazı yiyecekler/işlemler erişime kapalı kılınır; can ise ‘dokunulmaz’ kılınır.

  3. İhram hâli ve av

    Kişi, belirli bir statüye girince bazı eylemler kendisine kapatılır.

  4. Ceza/tedbir olarak mahrum bırakma

    Suç/azgınlığa cevaben iyi şeyler veya girişler kapatılır; bazen süreli/sahaî bir engelleme olur.

  5. Mahrumiyet (sosyal/ekonomik kesilme)

    Kökün pasif isminde ‘paydan/üründen nasipsiz bırakılma’ görülür.

Biçimlerin kullanımı

حَرَّمَ
Bir şeyi/birine karşı erişime kapalı ve dokunulmaz statüye koymak (çoğunlukla ‘على’ ile).
حَرَام
Dokunulmaz/korunaklı statü; yer/ay için ‘kutsal saha’, nesne/fiil için ‘kapalı alan’.
مُحَرَّم
Birine karşı kapatılmış, erişimi bağlanmış olan (2:85; 6:139).
مَحْرُوم
Paydan kesilmiş, nasipsiz bırakılmış, erişimi engellenmiş kimse.
مُحَرَّمَة
Dişil nesne için ‘erişime kapalı kılınmış’ (5:26).

Güven: Güçlü · incelenen 60 ayetin 25'i açıklandı (%42) · toplam 71 ayetten dengeli örnek

Kök çok sayıda bağlam ve biçimde tutarlı biçimde ‘sınır çekme/dokunulmaz kılma’ anlamını koruyor.

Açık soru: 21:95’teki kullanım, ‘geri dönmemenin’ engellenmesi mi ‘dönüşün kaçınılmazlığı’ mı tartışmasına açık görünüyor.

Bu okuma Arapça metinden ve kökün geçtiği ayetlerden çıkarıldı; meal yalnızca yardımcı olarak kullanıldı. Ayete dayanmayan iddialar otomatik silindi. Ayetlere tıklayıp kendin tart.

Kur'an'daki izi

25 sûreye yayılıyor; mushaf sırasında ilk kez 2:85'de.

FâtihaNâs
Mekkî · 33Medenî · 38
fiil · 39isim · 27sıfat · 17

Yoldaş kökler

Aynı ayetlerde bu kökle en sık birlikte geçenler. Bu bir istatistiktir, eş anlam iddiası değildir — farkı ders ortaya koyar.

Aldığı yüzler · 35

Aynı üç harf, bu kadar farklı kelime veriyor. Anlam ailesi burada görünür — sözlük anlamıdır, hüküm değildir.

حَرَّمَ17ٱلحَرَامِ16حَرَّمنَا6ٱلحَرَامَ6حُرِّمَت3حُرُمٞ2وَحُرِّمَ2حَرَمًا2وَٱلمَحرُومِ2مَحرُومُونَ2مُحَرَّمٌ1ٱلحَرَامُ1وَٱلحُرُمَٰتُ1وَحَرَّمَ1حُرِّمَ1حُرُمٌ1مُحَرَّمَةٌ1تُحَرِّمُواْ1حُرُمٗا1وَمُحَرَّمٌ1وَحَرَّمُواْ1مُحَرَّمًا1حَرَّمَهُمَا1وَيُحَرِّمُ1ٱلحُرُمُ1يُحَرِّمُونَ1وَيُحَرِّمُونَهُ1حَرَامٗا1ٱلمُحَرَّمِ1حَرَامٞ1وَحَرَٰمٌ1حُرُمَٰتِ1حَرَّمَهَا1وَحَرَّمنَا1تُحَرِّمُ1

Geçtiği ayetler · ilk 30

  1. 2:85Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz, şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz. Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildirمُحَرَّمٌ
  2. 2:144Doğrusu, biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranıp durduğunu görüyorduk. Artık seni hoşnud olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü Mescidi Haram'a doğru çevir. Siz de ey müminler, nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru çevirin! Kendilerine kitap verilmiş olanlar da kesinlikle bilirler ki, Rabblerinden gelen o emir haktır. Ve Allah, onların yaptıklarından ve yapmakta olduklarından gafil değildirٱلحَرَامِ
  3. 2:149Hem her nereden yola çıkarsan (namazda) hemen Mescidi Haram'a doğru yüzünü çevir. Bu emir şüphesiz hak, Rabbinden olduğu gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz de değildirٱلحَرَامِ
  4. 2:150Her nereden yola çıkarsan yüzünü Mescidi Haram'a doğru çevir, ve her nerede olsanız yüzünüzü ona doğru çevirin ki insanlar için aleyhinizde bir delil olmasın. Ancak içlerinden haksızlık edenler başka. Siz de onlardan korkmayın, benden korkun. Hem üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım, hem gerek ki doğru yolu bulasınızٱلحَرَامِ
  5. 2:173O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidirحَرَّمَ
  6. 2:191Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescidi Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledirٱلحَرَامِ
  7. 2:194Hürmetli ay hürmetli aya ve bütün hürmetler birbirine karşılıktır. O halde kim size saldırdıysa, siz de ona yaptığı saldırının aynıyle saldırın da ileri gitmeye Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdirٱلحَرَامُ
  8. 2:196Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevab kazanmak isterse, ona da kolayına gelen bir kurban gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda, yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir. Bu hüküm, ailesi Mescidi Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın azabı gerçekten çok şiddetlidirٱلحَرَامِ
  9. 2:198Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat'tan indiğiniz zaman Meş'ari Haram yanında (Müzdelife'de) Allah'ı zikredin. O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınızٱلحَرَامِ
  10. 2:217Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ayda savaşmaktan soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak, büyük bir günahtır. Bununla beraber Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, insanları, Mescidi Haram'dan menetmek ve halkını oradan çıkarmak, Allah yanında daha büyük bir günahtır ve fitne, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardırٱلحَرَامِ
  11. 2:275Riba (faiz) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah'a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardırوَحَرَّمَ
  12. 3:50Önümdeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helal kılmak için (geldim) ve Rabbiniz tarafından size bir mucize getirdim. Artık Allah'tan korkun da bana uyunحُرِّمَ
  13. 3:93Tevrat indirilmeden önce, İsrail (Yakub)in kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğrulardan iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyunحَرَّمَ
  14. 4:23Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidirحُرِّمَت
  15. 4:160Yahudilerin zulmetmeleri ve birçok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları, yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle daha önce kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri haram kıldık. Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladıkحَرَّمنَا
  16. 5:1Ey iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartıyla, çeşitli hayvanlar size helal kılındı. Ancak haram oldukları size okunacak olanlar müstesna. Şüphesiz Allah dilediği hükmü verirحُرُمٌ
  17. 5:2Ey iman edenler! Allah'ın alâmetlerine, haram aya, kurbanlık hediyelere, gerdanlıklarına ve Rablerinden lutuf ve rıza bekleyerek Kabe'ye yönelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescidi Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı olan kininiz, sizi saldırıya sevk etmesin. İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindirٱلحَرَامَ
  18. 5:3Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen; boğulmuş, vurulmuş, yukardan düşmüş, boynuzlanmış, canavar yırtmış olup da canlı iken kesmedikleriniz; dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunların hepsi doğru yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım. Size din olarak İslâmı beğendim. Kim açlıktan daralır, günaha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendirحُرِّمَت
  19. 5:26Allah Musa'ya şöyle dedi: "Kırk sene o mukaddes yer onlara haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O fâsık kavim için üzülmeمُحَرَّمَةٌ
  20. 5:72Andolsun, "Allah, Meryem'in oğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: "Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur" demiştiحَرَّمَ
  21. 5:87Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı temiz şeyleri haram saymayın. Ve aşırı da gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmezتُحَرِّمُواْ
  22. 5:95Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için, öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır ki, Kâbe'ye ulaşacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kişi hükmeder; yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa, Allah ondan intikamını alır. Allah damia gâliptir, intikam sahibidirحُرُمٞ
  23. 5:96Size ve yolculara yiyecek olmak üzere, deniz avı ve onu yemek helal kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz müddetçe size haram edilmiştir. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkunوَحُرِّمَ
  24. 5:97Allah, Kâbe'yi, o Beyti haram'ı, haram ayı, kurbanı ve (kurbanlardaki) gerdanlıkları insanlar için bir nizam kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini ve Allah'ın herşeyi hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindirٱلحَرَامَ
  25. 6:119Size ne oluyor da Allah'ın adı anılarak kesilenlerden yemiyorsunuz? Halbuki O size, mecbur kalmanızın dışında haram olan şeyleri genişce açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilmeden keyiflerine uyarak insanları doğru yoldan saptırıyorlar. Muhakkak ki, Rabbin, sınırı aşanları çok iyi bilirحَرَّمَ
  26. 6:138Zanlarınca dediler ki: "Bunlar dokunulmaz hayvanlar ve ekinlerdir. Bunları bizim dilediğimizden başkası yiyemez. Bunlar da sırtına binilmesi yasaklanmış hayvanlar." Bir kısım hayvanları da üzerlerine Allah'ın adını anmadan boğazlarlar. Bütün bunları Allah'a iftira ederek yaparlar. Allah onları iftiralarıyla cezalandıracaktırحُرِّمَت
  27. 6:139Dediler ki: "Bu hayvanların karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır". Eğer ölü doğarsa o zaman hepsi onda ortaktır. Bu nitelemelerinden dolayı Allah onların cezasını verecektir. Çünkü O hikmet sahibidir, her şeyi bilendirوَمُحَرَّمٌ
  28. 6:140Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki, ziyana uğradılar. Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdirوَحَرَّمُواْ
  29. 6:143Sekiz çift: Koyundan iki, keçiden iki. De ki: "(Allah), iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi, ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru iseniz bana ilimle haber verinحَرَّمَ
  30. 6:144Ve deveden iki, sığırdan iki. De ki: (Allah), "İki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi, ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Yoksa, Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahitler mi oldunuz? (O'nun yanında mıydınız?). Böyle hiçbir bilgiye dayanmadan, insanları saptırmak için, Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah, o zalimler topluluğunu doğru yola iletmezحَرَّمَ

Bu kök 71 ayette geçiyor; ilk 30 tanesi gösteriliyor.

Kök ve kelime çözümlemesi Quranic Arabic Corpus'tan (GNU GPL). NÛR burada anlam yorumu yapmaz.