A'râf sûresi · 101. ayet
İşte o ülkeler ki, sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz Andolsun ki, peygamberleri onlara apaçık deliller (mucizeler) getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi. İşte o kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler
Elmalılı Hamdi Yazır meali · 7:101
Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.
Bağlar
Yankılar
Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.
فما كانوا ليؤمنوا بما كذبوا
5 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
يطبع الله على قلوب
4 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
جاءتهم رسلهم بالبينت
3 kelimelik yankı · Kur'an'da 4 yerde
- 35:25Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onlara peygamberleri mucizelerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi
- 40:83Çünkü onlara peygamberleri, delillerle geldikleri zaman, kendilerinde bulunan ilme güvendiler de o alay ettikleri şey onları kuşatıverdi
- 14:9Sizden öncekilerin; Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size gelmedi mi? Onları, Allah'tan başkası bilmez. Peygamberleri onlara mucizeler getirdi de onlar ellerini ağızlarına koydular ve dediler ki: "Biz sizinle gönderileni inkâr ettik ve bizi çağırdığınız şeyden de şüphe ve endişe içindeyiz
نقص عليك من
3 kelimelik yankı · Kur'an'da 3 yerde
- 20:99(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (düşünüp kendisinden ibret alınacak bir kitab) verdik
- 11:120Peygamberlere ait haberlerden kalbini yatıştıracak olanlardan her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda da sana bir hakikat, müminlere de bir öğüt ve ibret gelmiştir
Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.
Bağlantılı ayetler
- 10:74 · neredeyse birebir aynıSonra onun arkasından birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik. Onlara açık mucizelerle geldiler. Fakat onlar bir defa yalan dediklerine sonuna kadar bir türlü inanmadılar. İşte biz, haddi aşanların kalblerini böyle mühürlerizج ي ار س لب ي نك ذ ب
- 10:13 · 5 kelimelik ortak ifadeAndolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırızج ي ار س لب ي نق ب ل
- 30:59 · 3 kelimelik ortak ifadeİşte bilmeyenlerin kalblerini Allah böyle mühürlerط ب عق ل ب
- 35:25 · 3 kelimelik ortak ifadeSeni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onlara peygamberleri mucizelerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdiج ي ار س لب ي نك ذ ب
- 11:100 · aynı kelimelerİşte bu helâk olmuş memleketlerin önemli haberlerindendir. Sana onu kıssa olarak anlatıyoruz. Onlardan yerinde duranlar da var, biçilenler (yok olup gidenler) deق ر يق ص صن ب ا
- 3:184 · aynı kelimelerEğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştıج ي ار س لب ي نك ذ ب
- 39:59 · aynı kelimeler(Ona): "Hayır sana âyetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibirlenmek istedin ve kâfirlerden oldun." (denir)ج ي اك ذ بك ف ر
- 14:9 · 3 kelimelik ortak ifadeSizden öncekilerin; Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size gelmedi mi? Onları, Allah'tan başkası bilmez. Peygamberleri onlara mucizeler getirdi de onlar ellerini ağızlarına koydular ve dediler ki: "Biz sizinle gönderileni inkâr ettik ve bizi çağırdığınız şeyden de şüphe ve endişe içindeyizن ب اج ي ار س لب ي ن
- 6:5 · aynı kelimelerHak, kendilerine gelince onu yalanladılar. Alaya aldıkları şeyin haberi yakında kendilerine gelecektirن ب اج ي اك ذ ب
- 63:3 · aynı kelimelerBunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlarط ب عق ل ب
Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.
Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.
Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).