3. sahne / 6 · Şuarâ sûresi 141–159 · 26:141–159

Su bir gün onun, bir gün sizin

Hikâye Şuarâ sûresine geçti

Bu yürüyüş nereden geliyor?

Küratör dizgisi

Sahne sınırları küratör işidir; meal düzeyinde gözden geçirildi.

data/kissalar/salih.json

  1. كَذَّبَتۡ ثَمُودُ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

    Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti

    Şuarâ 141 · ayetin içine gir →
  2. إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ صَٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız

    Şuarâ 142 · ayetin içine gir →
  3. إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ

    Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim

    Şuarâ 143 · ayetin içine gir →
  4. فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin

    Şuarâ 144 · ayetin içine gir →
  5. وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

    Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir

    Şuarâ 145 · ayetin içine gir →
  6. أَتُتۡرَكُونَ فِي مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ

    Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız

    Şuarâ 146 · ayetin içine gir →
  7. فِي جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٖ

    Bahçelerin, pınarların içinde

    Şuarâ 147 · ayetin içine gir →
  8. وَزُرُوعٖ وَنَخۡلٖ طَلۡعُهَا هَضِيمٞ

    Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında

    Şuarâ 148 · ayetin içine gir →
  9. وَتَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتٗا فَٰرِهِينَ

    Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz

    Şuarâ 149 · ayetin içine gir →
  10. فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin

    Şuarâ 150 · ayetin içine gir →
  11. وَلَا تُطِيعُوٓاْ أَمۡرَ ٱلۡمُسۡرِفِينَ

    Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın

    Şuarâ 151 · ayetin içine gir →
  12. ٱلَّذِينَ يُفۡسِدُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا يُصۡلِحُونَ

    Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın

    Şuarâ 152 · ayetin içine gir →
  13. قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِينَ

    Sen dediler, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin

    Şuarâ 153 · ayetin içine gir →
  14. مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا فَأۡتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

    Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir âyet (mucize) getir

    Şuarâ 154 · ayetin içine gir →
  15. قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٞ لَّهَا شِرۡبٞ وَلَكُمۡ شِرۡبُ يَوۡمٖ مَّعۡلُومٖ

    Salih "İşte (mucize) bu dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin" dedi

    Şuarâ 155 · ayetin içine gir →
  16. وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٖ فَيَأۡخُذَكُمۡ عَذَابُ يَوۡمٍ عَظِيمٖ

    Sakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir

    Şuarâ 156 · ayetin içine gir →
  17. فَعَقَرُوهَا فَأَصۡبَحُواْ نَٰدِمِينَ

    Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular

    Şuarâ 157 · ayetin içine gir →
  18. فَأَخَذَهُمُ ٱلۡعَذَابُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

    Çünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir

    Şuarâ 158 · ayetin içine gir →
  19. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

    Şuarâ 159 · ayetin içine gir →

Ses her ayet için ayrı bir dosyadır ve sahne değişince kesilmez. Kelime düzeyinde takip burada kapalı — o, sûre bazlı zaman damgalarına dayanıyor ve kıssa birden çok sûreye yayılıyor. Sûre sayfasında kelime takibi açık.