1. sahne / 1 · Kalem sûresi 17–33 · 68:17–33

Sabah erken, gizlice

Bu yürüyüş nereden geliyor?

Küratör dizgisi

Sahne sınırları küratör işidir; meal düzeyinde gözden geçirildi.

data/kissalar/bahce-sahipleri.json

  1. إِنَّا بَلَوۡنَٰهُمۡ كَمَا بَلَوۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلۡجَنَّةِ إِذۡ أَقۡسَمُواْ لَيَصۡرِمُنَّهَا مُصۡبِحِينَ

    Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi

    Kalem 17 · ayetin içine gir →
  2. وَلَا يَسۡتَثۡنُونَ

    İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı)

    Kalem 18 · ayetin içine gir →
  3. فَطَافَ عَلَيۡهَا طَآئِفٞ مِّن رَّبِّكَ وَهُمۡ نَآئِمُونَ

    Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da

    Kalem 19 · ayetin içine gir →
  4. فَأَصۡبَحَتۡ كَٱلصَّرِيمِ

    Bahçe simsiyah kesiliverdi

    Kalem 20 · ayetin içine gir →
  5. فَتَنَادَوۡاْ مُصۡبِحِينَ

    Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler

    Kalem 21 · ayetin içine gir →
  6. أَنِ ٱغۡدُواْ عَلَىٰ حَرۡثِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰرِمِينَ

    Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye

    Kalem 22 · ayetin içine gir →
  7. فَٱنطَلَقُواْ وَهُمۡ يَتَخَٰفَتُونَ

    Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı

    Kalem 23 · ayetin içine gir →
  8. أَن لَّا يَدۡخُلَنَّهَا ٱلۡيَوۡمَ عَلَيۡكُم مِّسۡكِينٞ

    Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı

    Kalem 24 · ayetin içine gir →
  9. وَغَدَوۡاْ عَلَىٰ حَرۡدٖ قَٰدِرِينَ

    (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler

    Kalem 25 · ayetin içine gir →
  10. فَلَمَّا رَأَوۡهَا قَالُوٓاْ إِنَّا لَضَآلُّونَ

    Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler

    Kalem 26 · ayetin içine gir →
  11. بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ

    Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler)

    Kalem 27 · ayetin içine gir →
  12. قَالَ أَوۡسَطُهُمۡ أَلَمۡ أَقُل لَّكُمۡ لَوۡلَا تُسَبِّحُونَ

    İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim

    Kalem 28 · ayetin içine gir →
  13. قَالُواْ سُبۡحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler)

    Kalem 29 · ayetin içine gir →
  14. فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَلَٰوَمُونَ

    Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar

    Kalem 30 · ayetin içine gir →
  15. قَالُواْ يَٰوَيۡلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ

    Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız

    Kalem 31 · ayetin içine gir →
  16. عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبۡدِلَنَا خَيۡرٗا مِّنۡهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ

    Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız

    Kalem 32 · ayetin içine gir →
  17. كَذَٰلِكَ ٱلۡعَذَابُۖ وَلَعَذَابُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ

    İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi

    Kalem 33 · ayetin içine gir →

Ses her ayet için ayrı bir dosyadır ve sahne değişince kesilmez. Kelime düzeyinde takip burada kapalı — o, sûre bazlı zaman damgalarına dayanıyor ve kıssa birden çok sûreye yayılıyor. Sûre sayfasında kelime takibi açık.