يُبْصِرُونَ
Görmek
Gözün değil, basîretin görmesi: görüneni görüp ardını sezmek.
Kök ب ص ر · 4 ayet
e-fe-lâ · 4… etmez misiniz?
قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ جَعَلَ اللَّهُ عَلَيْكُمُ النَّهَارَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ اللَّهِ يَأْتِيكُمْ بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ فِيهِ أَفَلَا تُبْصِرُونَ
De ki: "Düşündünüz mü: Allah gündüzü üzerinize kıyamete kadar kesintisiz kılsa, Allah'tan başka hangi ilâh size içinde dinleneceğiniz bir gece getirir? Görmez misiniz?" Kasas 72
أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّا نَسُوقُ الْمَاءَ إِلَى الْأَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَامُهُمْ وَأَنْفُسُهُمْ أَفَلَا يُبْصِرُونَ
Görmediler mi, Biz suyu bitkiden yoksun kuru toprağa sevk ediyor, onunla ekin çıkarıyoruz; hayvanları da kendileri de ondan yiyor. Hâlâ dikkatle bakmıyorlar mı? Secde 27
وَنَادَىٰ فِرْعَوْنُ فِي قَوْمِهِ قَالَ يَا قَوْمِ أَلَيْسَ لِي مُلْكُ مِصْرَ وَهَٰذِهِ الْأَنْهَارُ تَجْرِي مِنْ تَحْتِي أَفَلَا تُبْصِرُونَ
Firavun halkına seslendi: Ey kavmim, Mısır'ın mülkü ve altımdan akan bu ırmaklar benim değil mi? Dikkatle bakmıyor musunuz? Zuhruf 51
وَفِي أَنْفُسِكُمْ أَفَلَا تُبْصِرُونَ
Kendi nefislerinizde de; hâlâ görmüyor musunuz? Zâriyât 21