En'âm sûresi · 112. ayet
Biz böylece, her peygambere insan (görünür tür, cinin karşısı) ve cin şeytanlarını (insan ve cin fail birlikte) düşman yaptık. Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak
Altın parantezler meal değildir: ennur'un Kur'an içi çıkarımıdır. Meal metnine dokunulmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır meali · 6:112
Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.
Bağlar
Yankılar
Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.
وكذلك جعلنا لكل نبي عدوا
5 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
ما فعلوه فذرهم وما يفترون
5 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
ولو شاء ربك
3 kelimelik yankı · Kur'an'da 3 yerde
Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.
Bağlantılı ayetler
- 6:137 · 3 kelimelik ortak ifadeYine ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurduklarıyla baş başa bırakش ي اف ع لو ذ رف ر ي
- 51:56 · aynı kelimelerBen cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattımا ن سج ن ن
- 17:88 · aynı kelimelerEy Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdirا ن سج ن نب ع ض
- 72:5 · aynı kelimelerDoğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışızا ن سج ن ن
- 4:120 · aynı kelimelerŞeytan onlara vaad eder ve onları boş umutlarla oyalar. Oysa şeytanın onlara vaadi, aldatmadan başka bir şey değildirش ط نغ ر ر
- 43:62 · aynı kelimelerSakın şeytan sizi doğru yoldan alıkoymasın. Gerçekten o sizin için apaçık bir düşmandırع د وش ط ن
- 46:18 · aynı kelimelerİşte onlar kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları içerisinde haklarında azab vaadi hak olmuş kimselerdir. Onlar gerçekten hüsrana uğramışlardırا ن سج ن نق و ل
- 99:5 · aynı kelimelerO gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktırو ح ي
- 26:226 · aynı kelimelerOnların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin miف ع ل
- 82:12 · aynı kelimelerOnlar, siz her ne yaparsanız bilirlerف ع ل
Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.
Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.
Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).