Muhammed sûresi · 16. ayet
Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından (meclisten ayrılış, huzurdan çıkış) çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: "O demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte onlar Allah'ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar
Altın parantezler meal değildir: ennur'un Kur'an içi çıkarımıdır. Meal metnine dokunulmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır meali · 47:16
Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.
Bağlar
Yankılar
Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.
اولئك الذين طبع الله على قلوبهم
6 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
ومنهم من يستمع اليك
4 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.
Bağlantılı ayetler
- 30:59 · 3 kelimelik ortak ifadeİşte bilmeyenlerin kalblerini Allah böyle mühürlerط ب عق ل ب
- 16:108 · 3 kelimelik ortak ifadeBunlar, o kimselerdir ki; Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir. Ve onlar, gafillerin ta kendileridirس م عط ب عق ل ب
- 63:3 · aynı kelimelerBunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlarط ب عق ل ب
- 30:29 · aynı kelimelerFakat zulmedenler, bilgisizce hevalarına uydular. Artık Allah'ın şaşırdığını kim yola getirebilir? Onların yardımcıları da yokturع ل مت ب عه و ي
- 45:18 · aynı kelimelerSonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçık bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uymaت ب عه و ي
- 2:145 · aynı kelimelerCelâlim için, sen o kitap verilmiş olanlara, bütün delilleri de getirsen, yine de senin kıblene tabi olmazlar, sen de onların kıblesine tabi olmazsın. Zaten onlar da birbirlerinin kıblesine tabi değiller. Celâlim hakkı için, sana gelen bunca ilmin arkasından sen tutar da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, o zaman hiç şüphesiz, sen de zâlimlerden olursunا ت يع ل مت ب عه و ي
- 9:93 · 3 kelimelik ortak ifadeKınamaya yol, ancak zengin oldukları halde geri kalmak için senden izin isteyenleredir. Bunlar geri kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler. Allah da kalblerini mühürledi. Onlar, artık başlarına geleceği bilmezlerط ب عق ل ب
- 54:3 · aynı kelimelerYalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktırت ب عه و ي
- 9:87 · aynı kelimelerOnlar, oturanlarla beraber oturmaktan hoşlandılar. Kalblerine mühür vuruldu. Bundan dolayı onlar anlayışsızdırlarط ب عق ل ب
- 47:14 · aynı kelimelerRabbi tarafından apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilmiş de heveslerinin peşine düşmüş kimseler gibi olur muت ب عه و ي
Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.
Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.
Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).