Bakara sûresi · 84. ayet

kelimeler okundukça parlarbitince sonraki ayete geçer

Yine bir zamanlar mîsakınızı almıştık (bağlayıcı söz, yükümlülük); birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız. Sonra siz buna ikrar da verdiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz

Altın parantezler meal değildir: ennur'un Kur'an içi çıkarımıdır. Meal metnine dokunulmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır meali · 2:84

Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.

س ف كد م وو ث قق ر رد و ر

Bağlar

Yankılar

Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.

Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.

Bağlantılı ayetler

  1. 3:81 · aynı kelimelerAllah peygamberlerden şöyle söz almıştı: "Andolsun ki size kitab ve hikmet verdim, sonra yanınızda bulunan (kitaplar)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde ona muhakkak inanacak ve ona yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?" demişti. Onlar: "Kabul ettik" dediler. (Allah da) dedi ki: "Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanımا خ ذو ث قق ر رش ه د
  2. 57:8 · aynı kelimelerSize ne oldu ki, Resul sizi Rabbinize inanmanız için davet ettiği halde Allah'a inanmıyorsunuz? Oysa O, sizden kesin söz almıştı. Eğer inanacaksanızا خ ذو ث ق
  3. 2:30 · aynı kelimelerBir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dediس ف كد م و
  4. 5:70 · aynı kelimelerAndolsun biz, İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdirا خ ذو ث قن ف س
  5. 4:21 · aynı kelimelerBirbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar sizden kuvvetli bir teminat almışken verdiğinizi nasıl geri alabilirsinizا خ ذو ث ق
  6. 7:172 · aynı kelimelerBir de Rabbin, Âdemoğullarından, bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık)ا خ ذن ف سش ه د
  7. 7:91 · aynı kelimelerDerken o (müthiş) sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılarا خ ذد و ر
  8. 7:78 · aynı kelimelerBunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılarا خ ذد و ر
  9. 51:35 · aynı kelimelerNihayet biz müminlerden orada bulunan kimseleri çıkardıkخ ر ج
  10. 11:67 · aynı kelimelerO zalimleri, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de oldukları yerde çöküp kaldılarا خ ذد و ر
Yolu sürdüraynı kelimeler → 3:81

Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.

Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.

Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).