A'râf sûresi · 160. ayet
Biz onları oniki kabileye, o kadar ümmete ayırdık. Ve kavmi kendisinden su istediği zaman Musa'ya, elindeki asâ ile taşa vur, diye vahyettik, vurunca hemen o taştan oniki pınar akmaya başladı. Halkın her biri su alacağı yeri iyice öğrendi. Bulutu da üzerlerine gönderdik, gölgeledik. Onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak ihsan ettiğimiz nimetlerin temizinden yiyiniz, dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, lakin kendi kendilerine zulmediyorlardı
Elmalılı Hamdi Yazır meali · 7:160
Yukarıdaki Arapça metinde bir kelimeye dokun: kökünü, dilbilgisi türünü ve o kelime ailesinin Kur'an'da nerelerde geçtiğini açar.
Bağlar
Yankılar
Bu ayetteki bir dizi Kur'an'da başka nerede geçiyor. Ölçüm bu kadarını söyler; neden orada olduğunu okuyan kurar.
المن والسلوى كلوا من طيبت ما رزقنكم وما ظلمونا ولكن كانوا انفسهم يظلمون
13 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
منه اثنتا عشرة عينا قد علم كل اناس مشربهم
9 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
ان اضرب بعصاك
3 kelimelik yankı · Kur'an'da 2 yerde
واوحينا الى موسى
3 kelimelik yankı · Kur'an'da 4 yerde
- 26:52Biz, Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz" diye vahyettik
- 7:117Biz de Musa'ya "Sen de asânı bırakıver." diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi
- 10:87Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin
Yankı, ayetlerin birbirine benzemesi değil, bir ifadenin tekrar geçmesidir. Ölçüt: aynı kelimeler, aynı sırayla, kesintisiz. Harekesiz metin üzerinde hesaplanır.
Bağlantılı ayetler
- 2:57 · neredeyse birebir aynıVe üstünüze o bulutu gölge yaptık, ve size ihsan ettiğimiz hoş rızıklardan yiyin, diye üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Onlar, bize zulmetmediler, lakin kendi nefislerine zulmediyorlardıظ ل لغ م من ز لم ن ن
- 2:60 · neredeyse birebir aynıHani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyinث ن يع ش رس ق يض ر ب
- 2:172 · 3 kelimelik ortak ifadeEy iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin, eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanızا ك لط ي بر ز ق
- 20:81 · 3 kelimelik ortak ifadeSize verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o mahvolurا ك لط ي بر ز ق
- 26:63 · aynı kelimelerBunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdiو ح يض ر بع ص و
- 7:117 · aynı kelimelerBiz de Musa'ya "Sen de asânı bırakıver." diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdiو ح يع ص و
- 90:8 · aynı kelimelerBiz ona iki göz vermedik miع ي ن
- 99:5 · aynı kelimelerO gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktırو ح ي
- 99:3 · aynı kelimelerVe insan: "Ona ne oluyor?" dediği zamanا ن س
- 16:72 · aynı kelimelerAllah, size kendi cinsinizden eşler, o eşlerinizden de oğullar ve torunlar yarattı. Sizi helal ve güzel gıdalarla rızıklandırdı. Onlar, hâlâ batıla mı inanıyorlar? ve Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlarط ي بر ز قن ف س
Altın işaretli bağları halkadaki bir hoca kurdu ve gerekçesini yazdı. Diğerleri ortak Arapça köke dayanır (nadir kökler daha ağır basar) — anlam bağı iddia edilmez.
Bu bir fetva ya da kişiye özel ilahî mesaj iddiası değildir. Metin kaynağıyla gelir; NÛR kütüphanecidir, müfessir değildir.
Ayet metni ve meal veritabanından, kaynağıyla birlikte gelir. NÛR burada yorum yapmaz. Kelime ve kök çözümlemesi: Quranic Arabic Corpus (GNU GPL).